Sayfalar

25 Şubat 2013 Pazartesi

Kitap Takası

KİTAPLAR GÜNCELLENDİ (15.05.2013)



 -Gizli Anların Yolcusu/Ayşe Kulin
-Bora'nın Kitabı/Ayşe Kulin
-Cinayet Fakültesi/Pınar Kür
-Abşalom, Abşalom!/William Faulkner
-Mec Cezir/Elif Şafak
-Şeffaf Lider/David Taylor


 -Biz Kimden Kaçıyorduk Anne?/Perihan Mağden
-Damla Damla/Adalet Ağaoğlu
-Bu Kitaptan Kimse Sağ Çıkamayacak/Altay Öktem
-Önce Çocuklar ve Kadınlar/Sunay Akın
-Olasılıksız/Adam Fawer
-Kırık Kalpler Oteli/Jamie Ford

Bu fotoğrafı çeviremedim bir türlü :(

 -The Secret/Rhonda Byrne
-Sıfır/Jess Walter
-Elli Parça/Murathan Mungan
-İtalyanca Aşk Başkadır/Maeve Binchy

 -Ramses/Christian Jacq
-Öç Yuvası/V.C. Andrews
(Bu iki kitabı sahaftan almıştım, nispeten yıpranmış ve bandrolü yok)

-On Küçük Zenci&Mavi Trenin Esrarı-Agatha Christie



Bir süredir aklımda kitap değişimi. Okuduğum kitaplardan bazılarını kitaplığımda bekletmek yerine benim gibi düşünen kitapseverlerle değiştirmek istiyorum. Birkaç kitap seçmiştim, eğer değiştirebilirsem devam edeceğim..
Yalnız bir şartım olacak, değişim için en az iki kitap seçilmesi (tek kitap gönderiminde yapacağımız masraf zaten bir kitap parası olacaktır.)..Kargolarken de PTT Kargoyu tercih edeceğim. Böylece değişim yaptığımıza değsin.
İlgilenen arkadaşlar aşağıdaki kitaplara göz atsın, kendi kitaplarını belirtsin. (Hac ve Son Ada'yı arkadaşıma söz verdim, onlar dahil değil.)
Umarım başarılı bir girişim olur :)





(Kitaplardan Adı Aylin, Çatı, Çatıdaki Dikenler ve Bir Geyşanın Anıları'nı ikinci el almıştım. Diğerleri orjinal ve oldukça temiz.)

Aşağıdakikitapların tamamı orjinal ve temizdir.








NOT: Seçtiğiniz kitabı "...kitabı seçtim" şeklinde net olarak bildirirseniz listeden sileceğim. Böylece ilk isteyene göndermiş olurum.

-Veda/Ayşe Kulin
-Oyun/Ted Dekker
-Çatıdaki Dikenler/V.C. Andrews
-Bir Geyşanın Anıları/Arthur Golden (İkinci el, bandrollü değil)
-Yüzyılın Aşkları/Can Dündar
-Av /P.C. Cast + Kristin Cast
-Baştan Çıkarılmış /P.C. Cast + Kristin Cast
-Vahşi /P.C. Cast + Kristin Cast
-Uyanmış /P.C. Cast + Kristin Cast
-Yanmış /P.C. Cast + Kristin Cast
-Üç Kader Tanrıçası/Nora Roberts
-Sır/Nermin Bezmen
-Aşka Şeytan Karışır/Hande Altaylı
-Azap/Lauren Kate
-Düşüş /Lauren Kate
-Küçük Mucizeler Dükkanı/Debbie Macomber
-Kelebek/Henri Charriere
-Masumiyet Müzesi/Orhan Pamuk
-Bir Gün/David Nicholls
-Ölüm Yeri/Jeffery Deaver
-Bir Cinayetin Psikanalizi/Jed Rubenfeld
-Adı Aylin/Ayşe Kulin
-Bir Gün/Ayşe Kulin
-Travma/Steve Hamilton
-Çatı/V.C. Andrews
-Aşkım Neruda/Matilde Urrutia
-Bir Varmış Bir Yokmuş/Ayşe Kulin
-Şeftali Bahçesinin Sırrı/Jodi Lynn Anderson
-Seçilmiş /P.C. Cast + Kristin Cast
-İşaret /P.C. Cast + Kristin Cast
-İhanet /P.C. Cast + Kristin Cast
-Vasiye/Elizabeth Adler
-Kayıp Gül/Serdar Özkan
-Yalancının Günlüğü/Patry Francis
-Kırılma Noktası/Barry Eisler
-Rozanın Gözleri/Kemal Siyahhan
-Lütfen Anneme İyi Bak/Kyung-Sook Shin.

Haftasonu


Göz kapaklarımda asılı ağırlıklarla geldim işyerine..Gündüzleri çok eğlenceli geçen ama geceleri bir o kadar eziyete dönüşen hafta sonundan yadigar uykusuzluğum...
Annemi ve erkek kardeşimi misafir ettik. Hanımlarla komşu ziyareti, yediklerimizi eritmek bahanesiyle uzun bir yürüyüş, göl kenarı, dağ başı derken epey yorulmuşuz...Eylül ise halinden çok memnundu çünkü öz hakiki anneannesi yanındaydı :) (Bakıcısına ve üst kattaki teyzeye de anneanne dediği için, bizde anneanne bol :))

Sümbülüm soluyor diye üzülmüştüm ama aralardan yeni bir tomurcuk geliyor, hemen saksısını yeniledim...
Yüzüğüm çantamdan çıktı, 1-2 saat takıp çıkardım, bir daha ne zaman aklıma gelir Allah bilir..
Ve klasik dağ-taş gezimizden..

Oyun hamuruna devam. Kayınvalidemin aldığı koccaman tepsi işe yarıyor, etrafa hamur dökülmüyor :)
Kırlarda çok güzel çiçekler vardı, birisini soğanları ile birlikte söküp getirdik, saksıya ektim, bakalım yaşayacak mı?

Ağaçlar uyandı uyanacak, umarım sürpriz bir donla üşümezler.

Bir klasik, su karıştırmaca :)
Ve kopardığı çiçeği eve getirirken uyutan Eylül..

                                                  Öz hakiki anneannesi ile kızım...
 
İşin görünmeyen kısmında da Eylül uyumadı, uyutmadı..Bir önceki gün 4 saat ancak uyuyabilmiştim, dün de neredeysa 10 saat uyuyup (10+4)/2 hesabıyla 7saatlik ortalamayı tutturmaya çalıştım.Sonuç hiç de beklediğim gibi olmadı tabi. Zorla uyumaya çalışmaktan gözlerim şişti!!
 
Bugünden itibaren hafta içi rutinine döneriz artık..
Cuma günü bir hevesle oturup kızım ve bana mutfak önlüğü dikmeye başladım. Şimdilik hazırlık aşamasındayım, bakalım neye benzeyecek...
 
Ben Eşkiya Değilim-Naşide Gökbudak okuyorum, haftasonu sıra gelmedi ama az kaldı, bitirip bugün iade etmeliyim...
 
Güneşli, çiçekli-böcekli bir hafta dilerim ...

22 Şubat 2013 Cuma

Kitap Çekilişi

Blog Hocam okuyucularına çekilişle kitap hediye ediyor. Okuoku.com sponsorluğunda düzenlenen bu çekiliş sonucunda 3 talihliye ödül olarak verlecek. Sosyal medya kullanıcısı veya blog yazarı olan herkes bu çekilişe katılabilir. Çekiliş Sayfası

19 Şubat 2013 Salı

Kötü Kedi (Çocuk Kitapları)

Eylül'ün dört gözle beklediği, televizyonda her reklam çıkışında "benimkiler de yolda, geliyor" diye sevindiği Kötü Kedi kitaplarımız geldi nihayet.
Kitapların her biri ortalama 150 sayfa civarında. İlk defa bu kadar uzun bir kitap aldım Eylül'e. Sipariş öncesi epey aradım ama iyi ya da kötü bir yoruma rastlamadım. En önemlisi de yaş grubunun yazmamasıydı. Eylül'ün ilk bilinçli kitap siparişi olduğu için gaza geldim, yaş grubu uyuşmazsa yeğenime veririm diyerek attım sepete...
Cuma günü ben aldığım ilaçların da etkisiyle uyuşmuşken, babasıyla oturdular kitapların başına. Kulağıma takılan sözcüklerden hiçbirşey anlamıyordum; bir papilla diyordu, kedilerin dilinde varmış, bir kendini yalayarak temizleyen çocuktan bahsediyordu. Eşim "Eylül'ün yaşına pek uygun değil sanki" dedi...
Biraz sonra Eylül şen kahkahalar atmaya başladı, "anne buzdolabı ağaçta kalmış" diye :) Ben hala duyduğum parçalardan bir bütün oluşturamayacak kadar uyuşuktum..
Nihayet kendime geldiğim bir anda oturup inceledim kitapları..Öncelikle yaş grubu +6 bence, çünkü yer yer biyolojiyle ilgili bilgilere yer verilmiş. Ortada bir kedi var ve neresi "kötü" henüz anlamadım, gayet normal bir kedi gibi görünüyor. Espirili bir dili var diyeceğim ama bana bir çok yeri saçma geldi. Çeviri olduğu için bir çok kısmı havada kalmış, cümlelerin yarısı eksik gibi.
Velhasılı ben pek beğenmedi Kötü Kedi serisini. Eylül ise elinden düşürmüyor!! Yatıyor Kötü Kedi, kalkıyor Kötü Kedi. Ya çok heveslendiği için bu kadar odaklandı, ya da benim yaş grubuma uymadığı için ben sevemedim :)
 
İyi ya da kötü biz edindik kitapları, anlatılanları çok anlamasak da gece gündüz okuyoruz. İş işten geçti yani. Buraya yazma amacım en azından benim gibi sipariş vermeden önce fikir edinmek isteyenlere bilgi verebilmek. Fotoğraflar da aşağıda, göz atın, karar verin...
 
 Kitabı burnunun dibine kadar sokmuş, itfaiyeci hikayesini okuyor. Bayıldığı hikaye aşağıda;






 
Şimdi çocuk kitabı ya bunlar, yolda korkmasınlar diye yanlarına iki tane de "yetişkin" kitap ekledim :) Uzun zamandır listemde olan Kaplanın Karısı ve bir ara bulamdığım Cesur yeni Dünya...
 
Bol kitaplı günler dilerim ...

18 Şubat 2013 Pazartesi

Hafta Sonu

Bu sene bahar kıvamında bir kış yaşıyoruz. Ara ara kar görmeyi özlesem de halimden memnunum. Yolları kar kapatmadığı için sıkıntımızı dağıtacak kadar gezebiliyoruz. Haftasonunda da hava oldukça güzeldi. Hastalığın verdiği halsizlikle hiç yerimden kıpırdamak istemiyordum ama yemek hazırlamamak uğruna gezmeyi göze aldım :)
Kış günü çok da alternatifimiz yok zaten, istikamet Yakamanastır...

Her ne kadar gördüğümüz ekin yeşili de olsa, gözümüze güzel görünüyor..

Eylül elinde makinasıyla bulduğu herşeyin fotoğrafını çekti :)


 Yazın iğne atsan yere düşmez buralarda, böyle sadece bize kalmış olması güzel :)

Kış gelince kapalı mekana mecburi geçiş...

Üşümüyor aslında poz ver deyince numara yaptı :)

Buraların en sevdiğim tarafı her yerden suların akıyor olması..


Yediklerimizi de erittik sayılır.. 

Şurada dumanı tüten bir çay içmek vardı ama çayın tadını beğenmedik, keyiflik değildi.
Dönüşte bir kafede tatlı niyetine pastalarımızı da yiyip çay keyfini eve bıraktık...

Enerjik, sağlıklı bir hafta diliyorum...

17 Şubat 2013 Pazar

Yalancı Tanıklar Kahvesi

 
Kütüphane ganimetlerinden...
Önce ismi dikkatimi çekmişti, baktım yazarı Vedat Türkali, düşünmeden aldım.
Bu sanırım okuduğum beşinci Türkali kitabı, her seferinde aynı hevesle alıp sonunda da aynı yorumu yapmışımdır; "siyasi yönü çok baskın bu kitabın..." Bakalım altıncısını okursam ne olacak?
 
"Doğru söylemiyordu. Sözünü etmişti ya, ev mev aramamıştı. İçinden gelmiyordu aramak. Daracık çatı katında onu bırakmayan bir şey vardı sanki!Reyhan'la bölüştüğü mutlulukların o dağınık odaya sinmiş anıları mıydı? Olabilirdi, niye olmasındı!. Devrimcilik savıyla diretmişti Reyhan'a! Devrimcilik adına ne yapıyordu peki? Hiç! Gizli örgüt bağı yoktu. Olmasını istememişlerdi...Kanlı olaylar, aylar boyu, beklentilerin de ötesinde, çeşitli illerde öylesine sıralanmaya başlamıştı ki, neyi, nasıl düşünüp nasıl davranacağını bilmek başlı başına bir sorundu. Yapanı bilinmeyen tek kişilik cinayetlerle topluca saldırılar iyice sarıyordu ülkeyi..."
 
 
12 Eylül'e giden yolda yaşananlar, Muhsin'in kendi içinde yarattığı karmaşa ve çıkmazlar..Evet Bir Gün Tek Başına ile çok örtüşüyor kitap, farklı olarak ağalık faktörü vardı. Tamamını heyecanla okudum diyemem, çok fazla siyasi çıkarım vardı, bazılarını anlamaya uğraşmadım.
Rahatlıkla tavsiye debileceğim bir kitap değil, Vedat Türkali kitaplarından öncelikli tavsiyem ise Mavi Karanlık ve Kayıp Romanlar...

13 Şubat 2013 Çarşamba

Bugün ilk defa...

Bu sabah Eylül ilk defa kitap siparişi verdi bana...
Bir kaç gündür bana"Kötü Kedi" kitaplarından bahsediyordu, benim bildiğim tek kötü kedi Şerafettin, severek de okurum ama malum çocuklardan uzak tutulacak bir kedi kendisi :) Bu sabah mutfaktayken Eylül'ün bahsettiği kitaplara denk geldik televizyonda, "işte bu kötü kedi kitaplarından istiyordum anne" dedi..
Gerçi çocuk kanallarının reklamlarında gördüğü birçok şeyi istiyor ama bu sefer kitap istediği için tamam dedim :)İşyerine gelince sipariş verdim (kendim için de iki tanecik kitap ekleyerek...)
Kitaplar yeni olduğu için pek bir yorum göremedim. Bakalım şansımıza ne çıkacak? Yaş gurubu geniş tutulmuş (6 ay-5 yaş), bize uymazsa ben de yeğenime hediye ederim artık...
 
 
Yeğenim için almayı düşündüğüm bir seri var; Çıtır Çıtır Felsefe Serisi..Zıt kavramları çocuklar için eğlenceli hale getirerek anlatan kitaplardan oluşuyor. 6-10 yaş gurubuna hitap ediyor, incelemenizi tavsiye ederim...
 


6 Şubat 2013 Çarşamba

Bugün tez bitsin...

Gün yeni yarılandı ama ben bittim...
İzin dönüşü Eylül beni işe göndermeme konusunda epey mızmızlandı. Pazartesi biz işe geldikten sonra ağlamaya başlamış, konuşup ikna ettik. Dün de sorun çıkmayınca normal düzene döndük diye sevinirken bu sabah yine ağlama krizleri tuttu. Ses de hırıltılı, bize doktor yolu göründü.
Kahvaltısını yaptırdım, ilaçlarını verdim, gayet mutluydu. Ne zaman kabanımı giydim, Eylül tekrar haykırmaya başladı. İkna etmek ne mümkün...İzin vs alıp eve gitsem bu sefer hergün aynı merasimi yaşayacağız..Bakıcısına zorla verip çıktım ama içim parçalandı...
Neyse bir şekilde ikna etmiş teyzesi ama sabaha halimiz nasıl olacak düşünmek bile istemiyorum...
 
Halbuki ben büyüyen menekşelerimden, akşam komşularla yaptığımız sinema keyfinden, öğlen evde yaptığımız kahve keyfinden bahsedecektim..Maalesef keyifler uçtu, yerine fotoğraflar kaldı...

 Ters ışıkta çektim ama idare edin, düzü için balkona çıkmam lazımdı ;)

 Lokumlar Afyon'dan, kahveler de benden...

Çıtırdayan soba eşliğinde sinema keyfi; The Hunter...


Abra Kadabra

Jodi Picolut ismine daha önce denk gelmiştim, aklımın bir köşesinde kalmış. Kütüphanede görünce tanıdık geldi, ama bir sonraki sefere alayım dedim, önce bir araştırayım. Çünkü bazan sevilmeyen bir kitap da aklında kalabiliyor insanın..
Sevilmemiş olma ihtimali var dedim ya yazar beni bunu düşündüğüme pişman etmek istedi galiba, kütüphaneden döndüm ve önce twitterda sonra ard ardına bloglarda gördüm yazarın kitaplarını. Herkes çok sevmişti. Alıp okumaya başladıktan sonra da bir çok yerde denk geldim, yani kitabı almasam birisi kapımın önüne bırakıp kaçacaktı kesin :)
 
 
Abra Kadabra dramatik bir kitap. Otuzlu yaşlarını süren Delia'nın aslında sandığı kişi olmadığını öğrenmesiyle başlayan, okuyana ebeveynlik olgusunu sorgulatan bir kitap..
 
Konu itibariyle sürprizler kitabın başında peş peşe geliyor. Bir an için "her şeyi baştan açıklarsa sona ne kalacak" demiştim ama kitabın dinamiği hiç azalmadı. Sonunu heyecanla okudum..
 
Abra Kadabra tavsiye edebileceğim kitaplardan, farklı bir kitabı da olsa Picoult ile tanışmanızı öneririm..
 

5 Şubat 2013 Salı

Kütüphane Ganimetleri 4

İzin öncesi aldığım kitapları iade ettim, aklımda yeni kitap almak yoktu. Zaten tatilde fırsatım olmaz, sadece yolda okumak için bir kitap ayarlasam yeter diyordum..
Ama kütüphaneden yine dört kitapla çıktım!! Fikrimi değiştiren kütüphane görevlisi oldu. Genelde ifadesiz bir yüzle işini yapan kadın gayet sempatik bir şekilde "kitap almayacak mısınız?" diye sordu. Sanki birisinden bu işareti bekliyormuşum gibi hevesle seçtim kitaplarımı :)
Tabii kitap konusundaki aç gözlülüğüm de devreye girdi ve hepsini bitiremeyeceğimi bile bile dört kitap seçtim..Nedense elimde tek bir kitapla çıkınca kendimi çok mutlu hissedemiyorum, illa elim kolum dolu olacak...
Olsun, bitiremediklerimin süresini uzatırım artık...
 
Seçtiğim kitaplara gelince;
 


Vedat Türkali kitaplarını severim. Bir de (bu kitapta farkılı bir resim olsa da) arka kapaklarda yer alan gülümseyen fotoğrafına bakmayı..Yine 70'lerin siyasi öyküsü anlatılmış. Bir Gün Tek Başına'ya benzetilmiş. Bakalım göreceğiz...

 Ne alsam diye bakınırken tesadüfen seçtim bu kitabı. N.Gökbudak ismine çok denk gelmekle birlikte hiç okumamıştım. Lise yıllarımda okuduğum Atçalı Kel Memet Efe'yı hatırlattığı için seçtim :)

Ve kütüphaneye önceki gidişimde gözüme takılan ve sonrasında her yerde karşıma çıkan Jodi Picoult..Tanışabildim kendisiyle, yazısı geliyor...
 
Nar da kapağını ilginç bulup aldığım bir kitap (kitabı evde bırakmıştım, toplu fotoğrafta yok).Resimler arasında bolca Zeki Müren var, okurken fon müziği olarak seçmeli :)
 
Bu aralar okunmayı bekleyen kitaplarım çoğaldı, mesai arkadaşımla aramızadaki masayı doldurduk :) Bol kitaplı günler herkese...