Jodi Picolut ismine daha önce denk gelmiştim, aklımın bir köşesinde kalmış. Kütüphanede görünce tanıdık geldi, ama bir sonraki sefere alayım dedim, önce bir araştırayım. Çünkü bazan sevilmeyen bir kitap da aklında kalabiliyor insanın..
Sevilmemiş olma ihtimali var dedim ya yazar beni bunu düşündüğüme pişman etmek istedi galiba, kütüphaneden döndüm ve önce twitterda sonra ard ardına bloglarda gördüm yazarın kitaplarını. Herkes çok sevmişti. Alıp okumaya başladıktan sonra da bir çok yerde denk geldim, yani kitabı almasam birisi kapımın önüne bırakıp kaçacaktı kesin :)
Abra Kadabra dramatik bir kitap. Otuzlu yaşlarını süren Delia'nın aslında sandığı kişi olmadığını öğrenmesiyle başlayan, okuyana ebeveynlik olgusunu sorgulatan bir kitap..
Konu itibariyle sürprizler kitabın başında peş peşe geliyor. Bir an için "her şeyi baştan açıklarsa sona ne kalacak" demiştim ama kitabın dinamiği hiç azalmadı. Sonunu heyecanla okudum..
Abra Kadabra tavsiye edebileceğim kitaplardan, farklı bir kitabı da olsa Picoult ile tanışmanızı öneririm..

