Sayfalar

Hayal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2016 Salı

Çocuklar İçin

Bahar yaklaşırken içimdeki girişimci palazlanmaya başladı.
Her zaman ki gibi bahçeye bildiğim tüm sebzeleri ekmek, balkonumu çiçeklerle donatmak istiyorum.
Balkondaki salıncağa yeni bir kılıf dikmek, o soluk yeşilden kurtulmak istiyorum.
Bir de kızların ranzasına aşağıdakine benzer bir perde dikerek alt katı bir oyun evine çevirmek istiyorum. Duru kendi yatağına geçinceye kadar orası oyun alanı olsun, evcilik oynasınlar...
 
Bakalım becerebilecek miyim...
 
 Görseller internetten...
Bir de bahçeye buna benzer bir oyun çadırı/gölgelik yapsak. Daha ilkel versiyonu tabi, güneşten korunsalar, içinde toz toprak oynasalar.
Haa bir de bahçeye bir köşeye kum havuzu yapsak, içinde doldur-boşalt oynasalar...

Liste uzaar gideer....

Bugün takvimlere göre kış bitti. Bahar, umut, tazelik kapıda...

3 Ekim 2015 Cumartesi

Hayal Bu Ya...

 
Eğirdir'de mola verince şu binaya bakıp hayaller kurdum; gölün karşısındaki bu bina bizim evimizdi, teras/verandasında geniş koltuklar, büyük bir yemek masası, köşelerde kandiller vardı. Orada kalabalık misafirler ağırlıyorduk. Bir köşede ayağımı uzatıp gün batımına karşı kitabımı okuyordum, kızlar bir köşede kendince oynuyordu (bu sırada eşim napıyor hiç bilmiyorum bak, bir yerde uyuyup kalmıştır o, ya da internet kurcalıyordur). Küçük ahşap balkonlarda çiçeklerim vardı renk renk, rustik perdelerim, uçuşan tüllerim, kokulu mumlarım vardı.
Üst balkon kocaman pencereleri olan bir odaya açılıyordu, duvardan duvara kütüphane, köşede bir şömine. Kış köşesiydi burası, keyif köşesiydi...
En alt kat kilerdi, atölyeydi, garajdı. Tüm pasaklı hobiler orada icra ediliyordu...
Mutfak aydınlıktı, köşedeki demlikten kendime tazecik bir bardak çay alıp terasa çıkıyordum ki
 
Eşim cama vurup 'burada çok sıra var, balığı başka yerden alırız' dedi
Başka yer???
 

5 Eylül 2014 Cuma

İki Çocuklu Hayat (İç Döküş)

Üç aydır evde 'iki çocukla' günlerimiz geçiyor, bir şekilde yuvarlanıp gidiyoruz. Arada karışan çığlıkları, birine 'sus' diğerine 'uyu' telkinlerini zorluk sanıyordum. Meğer iki çocuğun zorluğu evden uzaklaştığında hatta evden çıkmaya karar verdiğinde başlarmış! Bugün Duru'nun çığlıkları eşimle bende de düşünce balonları zirve yaptı; napacaktık biz bu tatil işini???
Her sene erkenden planlarız (satın alırız) biz tatilimizi,  günü gelince de gider yayılırız gül gibi :) Bu sene de Duru doğmadan iki alternatif üzerinden tatili belirlemiştik;
1-Duru ablası gibi halim selim bir bebiş olur, nereye istersek götürür, gül gibi tatilimizi yaparız. Zaten eylül ayında da sıcaklar nispeten azalmış, Duru büyümüş olur...Alalım tatilimizi bir köşede dursun, ortada kalmayalım.
2-Duru huysuz bir bebiş olur, ben gelmem derse de iptal ederiz tatilimizi...

Son bir aydır hep 'bu çocukla tatile gidilir mi?' diye bakıyorum Duru'nun yüzüne, sağ yanımdan gelen cevap 'daha büyüyecek annesi' derken, sol yanımdan da 'otel köşelerinde rezil olacaksınız' sesleri yükseliyordu. Ben de erkenden stres yapmaya başlamıştım. Ve iki çocuk annesi olmanın zorlukları başlıyordu; ya Duru'nun huysuzluklarını sırtlanacak Eylül'e aylardır hayal ettiği tatili sunmaya çalışacaktık ya da Duru'nun düzenini bozmamak için Eylül'ün hevesini kıracaktık...Çocukları paylaşıp, Eylül'le babasını havuza/denize gönderip Duru'yla odada kalmaya da razıyım ama ağlama krizleri başladı mı susturmak için battaniyenin diğer ucundan tutacak birisi lazım...Sonuçta dolu-boş arası dengeyi kuramadım :(

Ne yapacağımızı bilemesek de ne yapamayacağımızı aklımız kesti ve otel rezervasyonunu iptal ettirdik. Sanırım Antalya'ya babanne evine gidip Eylül'ü denize Duru'yu da bebek havuzuna talim ettireceğiz. Ben? Benim zaten tatil beklentim yok, ağlamadan döneyim yeter...