Sayfalar

Gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2014 Cuma

Bebek Şekeri

Doğuma on gün kaldı, operasyon tarihimiz netleşti, ufaklık acele etmezse 9 Haziran'da aramıza katılacak :)


Bebek şekerlerini aylar önce araştırmıştım. Her ne kadar adına 'şeker' desek de artık alternatifler çok fazla; biblolar, keçe süsler, torbalar, magnetler, çikolatalar... Eylül'de de içinde çikolata/şeker olan bir çeşit yerine lavanta tercih etmiştim. Bu kez buzdolabı süsü şeklinde olsun istedim, bibloları internetten seçme riskine giremedim, büyüklük ve kaliteleri pek cazip görünmedi. Keçe olanlarda karar kıldım.


Araştırma yaparken Nuray Hanım ın sitesine denk geldim. Çok şirin modeller hazırlıyor kendisi. İki ay kadar önce (isim konusunda karar vermemiş olsak da ) Nuray Hanım'la iletişime geçip ön bilgi almıştım. İsmi netleştirince siparişimi verdim. Kısa sürede mis kokulu kargom geldi, Eylül'le heyecanla açtık koliyi :)

 Lavanta keselerimiz sevimli kuzucuklar şeklinde, mıknatıslı :) Takı yastığını da herhangi bir husumete neden olmamak adına Eylül için hazırlattım, uğurböceklerine bayılır kendileri ;) Lohusa tacımız da hazır...

 Nuray Hanım çok muntazam bir işçilik çıkarmış sağolsun, tüm ürünler en ince detayıyla 
harika...

Bu da Eylül'ün nostaljik bebek şekeri :)

Nuray Hanım teşekkür ederim, elinize sağlık :)
Keçe işleri ve diğer tasarımlar konusunda Nuray Hanım'ın site sini ziyaret etmeden karar vermeyin derim. Maille ulaşıp bilgi alabilirsiniz, çabucak dönüş yapacaktır size de :)

Son düzlüğe girdiğimiz bu günlerde dualarınızı eksik etmeyin...

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Anakucağı Kılıfı-Dikiş

Uzun bir aradan sonra döndüm. Doğum iznine ayrıldım ve yaklaşık bir aydır evdeyim. Günler düşündüğümden çok daha hızlı geçerken ben planladığım pek çok şeyi yapamadım. Son haftalar beni daha ziyade dinlenmeye zorluyor, ben de şansımı zorlayamıyorum :)

Dikişle ilgili planlarımın pek çoğunu uygulamaya koyabildim neyseki, bu konuda komşumun yardımını da es geçemem. Dikiş konusunda sorun yaşamasam da kalıp kesimi aşamasında fiziken epeyce zorlandığım için komşum yardımcı oldu sağ olsun...

Anakucağına kılıf dikmek uzun zamandır aklımdaydı. Mevcut kılıfı tamamen çıkarma şansım yok, anakucağı ile birlikte yıkamam gerekiyordu, öte yandan kumaşın sentetik oluşu nedeniyle üzerine ince bir kundak örtmek zorunda kalıyordum. Bu kez de emniyet kemerini kullanamıyordum. Ben örnek bir model ararken hazır örtülerin satıldığını gördüm, hevesle inceledim ama çok kalitesiz kumaştan yapılmış, özensiz ürünlerdi, üstelik de değmeyecek kadar pahalı!!

Ben daha iyisini dikerim diyerek başladım :)

 Beni zorlayan tek aşama kalıp çıkarma kısmıydı. İnce bir kundağı anakucağının içine oturtarak yaklaşık bir büyüklük belirledim. Kenarlarda tutma kısmına göre göz kararı girintiler açtım, kumaşın köşelerini de yuvarladım.Fotoğrafta alt kısım daha geniş gibi görünse de büyüklük aynı...
Daha kalın olması ve çift taraflı kullanabilmek için ben kumaşı iki kat yaptım.

 Ters çevirip iki kumaşı birbirine diktim, dört parmak kadar boşluk bırakıp çevirdim. Düz yüzünden de düzgün durması için tekrar dikiş geçtim, lastik geçirecek kadar boşluk bırakıp bir cm içeriden ikinci dikişi geçtim.

 Lastiği kılıfı geçirdikten sonra sabitledim.

Emniyet kemeri için kesikler açıp kenarına şerit biye geçerek diktim.

 Aynı kumaştan bir de kundak diktim.

 Tutarken rahat olsun ve tek taraflı açılabilsin diye cırt cırtlarla içinden tutturdum.

 Boyunu kumaşın uçları yere değmeyecek şekilde ayarladım.

Ve son hali budur :)

Benim gibi acemilere fikir vermesi açısından detaylı anlattım...

37. haftaya girdim ve muhtemelen bu haftaki kontrolde sezaryen tarihim belli olacak. Umarım sağlıkla kavuşuruz Duru bebeğe...








16 Nisan 2014 Çarşamba

Kutsal İnek, Gebelere Balon ve Hamilelik...

(Azıcık iç döküş yazısıdır)
 
Erkeklerde de 'gözü kapalı yorum yapma hakkına sahibim' düşüncesi oluşturan durumlar var mıdır acaba? Belki askerlik ama o da gebeliğin yerini tutamaz...Bizim çeşitliliğimizin katalizörü koccaman 'hormonal' değişimlerimiz var işin içinde, hahha kim boy ölçüşebilir şaşarım!!!
 
Bu gebeliğimde (ki ilkinden kalma engin tecrübelerim olduğunu sanıyordum, yanılmışım) çevremde çok fazla 'akıl veren' yok, e haliyle kendi gelgitlerimi kendim yapıyor, 'ikizler' burcu oluşumdan feyz alıyorum...
 
İlkinde neyin ne olduğunu anlayamadım, bu sefer gebeliğin tüm nimetlerinden faydalanacağım; gece-gündüz aşerme bahanesiyle listeler halinde yiyecekler isteyecek, canım çekince milletin elinden lokmasını bile kapacağım gibi 'oburluk' ekseninde hedeflerle yola çıktım. Tabi evdeki hesap çarşıya uymadı!!! Beş ay kadar kusup 'canım şunu çekti' aşamasına hiç geçemedim. Sonrasında da teşrif eden 'gebelik diyabeti' sayesinde salatalık ve beyaz peynire talim ettim, hala da ediyorum... Hayatım boyunca etrafından dolandığım diyetin kitabını yazıyorum. Meğer ihtiyacım olan eli sopalı irade, damarlarımda akan asil hormonlarda saklıymış...
 
Haa iki arada bir derede de canım birşey çekti; yeşil erik... Rüyalarımı süsleyen bu küçük topların (talebimin üzerinden 1 ay kadar geçtikten sonra, hıza bak!!!) kilosunun altın değerinde olduğu tarafıma bildirilince çeyrek altının daha lezzetli olacağını düşünüp vazgeçtim...Bahçede serada yetiştirdiğimiz ekşi otlar sadık yarimdi artık.
Not: Dün oturup bir kg erik yedim, sanki etrafı daha parlak görüyorum ;))
 
Eylül'e hamileyken ne kadar yazılı kaynak varsa alıp okumuştum; kitaplar, dergiler, internet siteleri, bloglar...vs. Hani görüş alanım sınırlı olmasa kendi sezeryanımı da yapabilecek kapasitedeydim ;) Şimdilerde kendimi rüzgara bıraktım, sırf bu dönemde okumazsam yeterince zevk alamayacağımı bildiğim kitaplarla ilgilendim. Bunlardan birisi Kutsal İnek...
 
 
Hamilelere tam da ihtiyaç duyduğu 'yalnız değilsin' şeklindeki sırt sıvazlamasını sunuyor kitap, hem de eğlenceli bir şekilde. Başlayıp bitiriyorsunuz zaten, nedense o bebek doğmadan kitabı bırakamıyorsunuz :) Belki o kadar yaşlanmadım, kuşak farklılıklarından dem vurmak için erken ama 'bizim dönem/seksenler' yazarlarının kitapları, yaşanmışlıkları daha sıcak geliyor okurken. Sanki soruların çalındığı aynı ÖSS Sınavına girenlerin gebelikte edineceği deneyimler de benzer olurmuş gibi :))
 
Üst üste okuduğum kitaplardan ikincisi de Gebelere Balon
 
 
Ne yalan söyleyeyim kıskanılası bir hikaye bu. Hani Nasreddin Hoca'nın 'damdan düşen gelsin yanıma' demesi gibi kitaptaki gebelerimiz resmen senkronize damdan düşüyorlar, hem de çok samimi iki arkadaş, tadından yenmez valla :) Ben de 'psikolojik gebeliği' ile beni benden alan eşime dayadım sırtımı artık napiyim, tek derdim 'yalancı doğum' ağrılarından yana çok sıkıntı çekmesin garibim, bir avazda doğursun!!!
 
Lohusalığım zamanında Siyah Sütü okuma gafletinde bulunmuş birisi olarak derim ki; etrafınızdaki gebelere bu iki kitaptan birisini (kırmızı bir kurdelaya sararak) hediye edin, hem ağlayıp hem de gülerek okusun. Bebeği 4-5 yaşına gelmeden Siyah Sütü eline almaması gerektiğini de hatırlatın.
 
Haftasonu annemle bebek için hazırladığımız bez sepetini de gösterip 'gebelik' temasını sonlandırayım di mi? Birkaç hafta içinde doğum iznine ayrılacağım, o zaman detaylı bir hazırlık postu yaparım artık...
 

Kün'ü okuduktan sonra tüm Sezgin Kaymaz kitaplarını okumalıyım dedim. Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir ile devam edeceğim, hevesli ve de heyecanlıyım...

 
Okunacak kitaplarınız ve yeşil eriğiniz bol olsun :)

17 Mart 2014 Pazartesi

Bugünlerde, Gebelik Diyabeti vs...

Raporlu geçirdiğim bir haftanın ardından işbaşı yaptım. Faranjitle başlayan hafta getirdikleriyle bana faranjiti-sinüziti unutturdu.
Zor bir haftaydı...
Hormonları ve de kan şekeri tavan yapmış bir gebe olarak gündeme kayıtsız kalmakla, takip edip ağlamak arasında gidip geldim...'İnsan'ların duygusuzluğundan, hırsından ben utandım, anne olmanın ağırlığı altında ezildim...
Bu bir haftayı da tamamlasak da artık bu insan görünümündeki varlıkların daha ne kadar çirkinleşebileceğine tanık olmasak...
 
Geçen hafta rutin 26. hafta gebelik takibi kapsamında kan şekeri ölçümü yaptırdım. Benim için 'çalışmadan sınava girmek' gibiydi çünkü sonucun iç açıcı olmayacağını az çok biliyordum. Geçen ay içerisinde yaşadığım ani şeker düşmesi sonucunda evde kendim şeker ölçümü yapmış, tokluk şekerimin yüksek olduğunu görmüştüm. Ailede de diyabet yaygın durumda, dal gibi bir hatun olmadığım da göz önünde bulundurulunca :( Ve netice yüksekti (50 gr'lık yüklemede sonuç 205!)
 
Çarşamba gününü doktor, diyetisyen, diyebet eğitimi üçgeninde tamamlayıp kolumun altında diyet listem ve eğitim kitapçıklarımla eve döndüm.
 
 
 
Diyetisyenin verdiği liste oldukça haşmetliydi, ben bunları yesem daha da kilo alırım diye düşünmedim değil!!!
 
İlk gün neyi ne kadar yiyeceğimi bilememenin stresiyle geçti, yediklerimi not ederek bir düzen yakalamaya çalıştım. Sonraki günlerde diyet listesinden belirlediğim miktarlarla devam ettiğimde (mesela uygun miktarda kıymalı pide yediğimde) şekerimin yükseldiğini fark ettim. Rafine unu tamamen çıkarıp, süt yerine ayran içip, meyve porsiyonunu küçülttüğümde ise daha sağlıklı sonuç aldım. Yıllardır bildiğim diyet şekilleri ve ailemden aşina olduğum diyabet diyeti gebelikle pek uyuşmuyor, tecrübe ise en büyük yol gösterici...
Evde kısmen oturttuğum düzeni işyerine uyarlama zamanı, umarım sıkıntısız adapte olabilirim.
 
Geçtiğimiz haftadan kareler;
 Son iki aydır çaydan kahveye yönelmiş durumdayım. Sadece kokusu bile benim için çok cezbedici.

 Yere temas edebilecek kadar ömrü olmasa da kar yağdı...


 Akşam yeşilleri :)
 
 Eylül profil resmimi çizmiş :) Saçlarımın dağınıklığını mazur görün lütfen :)

Yeni başladığım kitabım, azıcık yavaş ilerliyor...

Bu da akşam Eylül'e okuduğumuz kitap.
 
Yeni haftadan sağlık ve sabır bekliyorum...