Sayfalar

Göl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Göl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2013 Salı

Yürüyüş

Hafta sonu beni benden eden yürüyüşün üzerine dün cila yaptım :)
İş çıkışı ağrıyan ayaklarıma inat yürüdüm, iyi de oldu hani...
Yeni planım; sabah soğukları geçince arabayı bırakıp eşimle işe yürüyerek gidip gelmek, öğle arasını göl kenarında geçirmek. Bakalım ikna edebilecek miyim? Ya da ben yan çizmeden devam edebilecek miyim?
Ve dün bana eşlik eden manzara;

12 Haziran 2012 Salı

Sıcak :)

Yok yok şikayet değil henüz, içimiz ısındı valla. Eylül artık rahatça tişört giyebiliyor, annesi "Lülü'nün şortlarını nereye kaldırmıştım ben?" diyebiliyor..
Eylül'ün saçlarını da kestirdik terlemesin diye, artık yaza hazırız :)

Dünden kalan sıcak resimler..

 İlçenin en yaşlı vatandaşı..

 Zıpzıp vaadiyle kuaförde her denileni yaptı, cici kız oldu, gider ayak ojeyi de kaptı..




28 Mayıs 2012 Pazartesi

Bahar..

Nihayet bahar geldi diyeceğim ama ne fayda, 3 gün sonra bahar bitiyor yahu!! Havalar bu tempoyla giderse bu sene tatile falan da gidilmez galiba...Her sene kendimizi avuturduk tatil zamanı gelinceye kadar, bu sene Eylül de dahil oldu tatil yolu gözleyenlere. Çocuğum nerede su görse paçaları kıvırmaya başlıyor. Deniz yerine göle girmeye de razı...



Hafta sonuna, hava iyi olursa araya bir piknik sıkıştırırız umuduyla girdik. Cumartesi yağış görünmüyordu ama hava serindi, piknik de balkonda kahvaltı da yattı. Pazar yağmur ha yağdı ha yağacak diye beklerken heba ettik koca günü. Halbuki yağmur yağmadığı gibi hava da oldukça sıcaktı. Tedbirli olmanın suyunu çıkarıp balkona çamaşır bile asmadım. 
Bir iki saatliğine Eylül'ü dolaştırıp, göl kenarında yayılan insanları görüp, gitmediğimiz piknik için hayıflanarak döndük eve..







Bahçemiz henüz canlanamadı. Ama dengesiz hava şartlarına rağmen fasülyelerim çıkabildi :) Bu arada hafta sonu patates ektik. Hem yerden tasarruf, hem de yumruları aramak zorunda kalmayalım diye torbalara ektik. Annem bu yöntemi dener arada sırada ve sonuçtan memnun, buradaki komşular ise deneyip hiç patates alamadıklarını söylüyor, bakalım bizimkilerin akıbeti nolacak..


23 Mayıs 2012 Çarşamba

Bahçeden...

Artık canlanmaya başlayan bahçemizden bahsedeceğim bugün..
Binada üç aile oturuyoruz ve bahçeyi de birlikte ekiyoruz. Biz taşınmadan önce hep birlikte ilgilenmişler bahçeyle, biz de ayrı bir yer ayarlamak yerine onlara dahil olduk:) Alan geniş olduğu için rahat rahat yetiyor hepimize.
Mayıs ayı başında ekilmiş olması gereken sebze fidelerimizi ancak dün alabildik. Bugün mesai sonrası dikeceğiz.. Fasülyeleri iki hafta önce ekmiştim ama hava tam ısınmadığından daha çıkmadı, her gün bakıyorum bir hareket var mı diye :)
Ev sahibimiz çiçeklere, annesi de sebzelere meraklı, iş bölümü var yani :)..Sebzeleri ve çiçeklerimizi sulama konusunda teyze imdadımıza yetişiyor sağ olsun. Biz de kızımla çapalarımızı alıp  sık sık otları kazıyoruz, kızaran çilekleri topluyoruz. Eylül kovalarını oyuncaklarını toplayıp toprağın üzerine yayılmayı çok seviyor. Üzeri kirlenecek diye endişe etmeden oynamasına müsaade ediyorum, eve girerken tepeden tırnağa değiştiriyoruz kıyafetlerini..
Ben hep bahçeli evlerde yaşadığım içi, sebzeyi dalından toplamaya alışığım, kızımın da böyle bir avantaja sahip olmasını istiyordum, henüz kendi evimiz olmasa da istediğimiz şartların çoğuna sahibiz..

Ön bahçemiz..Adını bilmediğim bir sürü çiçek var.. Eylül'e çiçekleri kokla da fotoğrafını çekeyim dedim, o da sıradan hepsini (gülün yaprağı da dahil) kokladı :)

 Sarmaşık güller geçen sene hasta oldu, bu da yenisi dikilmeyi bekliyor..

 Bu çiçeğin 2-3 farklı rengi var..

Soğuklardan hanımeli bile çiçek açamadı henüz ..

Arka bahçeye geçiş..(Gerçi fotoğrafta Eylül ters yöne gidiyor ama :))

 İlk üç sıre çıkması beklenen fasülyeler :) Yanında domates var çekirdekten kendi yetiştirdiğimiz, köyden gelenler. Henüz canlanamadılar, gübreyle motive ediyoruz kendilerini..

 Çilekler..En sevdiğimiz köşe :) Bu toplanmış hali tabii, fotoğraf öncesi Eylül'le yedik kızaranları ;)



Elma, kiraz ve kayısı ağaçları..Yan bahçede de şeftali, ayva ve meyve vermese de yeşilliği yeten fındık ile zeytin var..Buralarda ceviz ağacı da bol ama bahçemizde yok maalesef..



 Teras manzarası..Görünen ağaçlık alana doğru yürüyüşe gidiyoruz, gerçi bir haftadır yağmurdan yürüyemiyoruz ama ..Uzakta görünenler de Üniversite'nin binaları.

Bu da göl manzaramız. Güneş batarken çektiğim için pek net değil. Gölde gün batımı çok güzel oluyor, bolca fotoğrafını çekiyorlar ama benim gibi telefonla olacak iş değil tabii bu..

Terasta ortak kullandığımız bir oda var, eski çekyat, tv vesaireyi çıkardık. Büyük bir ocağı ve sobası da var,  kışın keyif yapması güzel oluyor, külde patatesse favorimiz. Çocukların eski oyuncakları da çatıda olduğu için Eylül çok seviyor çatıyı. Boş duvarı da projeksiyonla sinemaya çeviriyor eşim sağ olsun :). Ailenin tüm fertleri için eğlenceli bir mekan yani..
Tüm bunları zevkli hale getiren en önemli şey komşularımız tabii. Çok şükür iyi insanlarla karşılaştık. Benim çocukluğumda kalan komşuluk ilişkileri burada devam ediyor. Bir yerlere giderken evini, eşyanı rahatlıkla emanet edebileceğin insanlar..

Bir kaç çiçek, yeşil soğanlarımız ve Eylül'ün nohudu da balkonda :) O da ayrı bir yazı konusu olsun...

9 Nisan 2012 Pazartesi

Haftasonu

En hızlısı ve yorucusundan bir haftasonuydu..
Hafta içi yürüyüş yorgunluğu ile yapabildiğim tek iş bulaşıkları makineye doldurmak olduğu için beş gün sonunda   ev müthiş dağılmıştı. Mecburi temizliği iki güne yayıp toparlamaya çalıştık.
Cumartesi hafif bir esinti var, uçurtma uçurabiliriz dedik ama göl kenarında değil uçurtma biz bile uçacaktık. Yüzümüzü göle döndüğümüz zaman şu sakız reklamındaki kadın gibi  oluyorduk :)



 Ama yılmadık, uçurduk uçurtmamızı. Rüzgar nedeniyle boş kalan parkta da Eylül oynadı bolca. Her ne kadar yanımızda götürdüğümüz hiç birşeyi yiyemesek de, halimizden memnunduk..







Ve bahçemizden..