Sayfalar

Piknik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Piknik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2019 Çarşamba

Antalya'da Bahar...

Ve Antalya'ya beklenen bahar gelir...


ZeytinPark'ın bize sürprizi papatyalardı. Bir tür kar imitasyonu gibiydi, her yer bembeyaz...


Denize taş atma keyfimiz dört mevsim devam etse de baharda daha keyifli olduğu aşikar. Dönüşte bir poşet taşla dönme kısmı ise zaruri :)



Enginar azmanı bahçeden. Olsa da yesek :)



Bitmeyen bitemeyen kitabım, piknik kahvem ve Duru'nun benim için topladığı çiçekler.



Balkonu bu hızla çiçeklendirmeye devam edersem korkarım bize oturacak yer kalmayacak. Ama hevesim bahardan biliyorum, geçer zamanla. Ölenler ölür, kalan sağlarla balkona sığarız artık.


Zeytin ağacı 1200 yaşındaymış. Bir yol inşası sırasında buraya nakledilmiş. Değişik bir haşmeti var, karşısına oturup saatlerce izleyebilirsin.


Piknik sezonunu açtığımızı söylemiş miydim :))

6 Haziran 2016 Pazartesi

Ramazan Öncesi Son Piknik

Merhaba, bloğa göz kırpmayı özledim.
Yaklaşık üç hafta önce telefonumu kırınca blogdan, instagramdan uzakta devam ediyorum. Piknik fotoğrafları da okuduğum kitaplar da telefonda mahsur kaldı.

Geçtiğimiz hafta sonu Ramazan öncesi son bir piknik sefası yapalım dedik, dağların arasında sakin bir göl kenarına sığındık. Manzarayla dinlenip keşif yürüyüşü ile yorulduk ama huzur dolduk.
















Piknik sezonuna bir aylık ara veriyoruz, sonra kaldığımız yerden devam :)

Bugün Ramazan'ın ilk günü, huzurla ibadetimizi yapabileceğimiz, ihtiyaç sahiplerini unutmadığımız bir ay olur inşallah...

Haa bir de 06.06.2016 itibariyle 'İyi ki doğdum ben ' :)

25 Nisan 2016 Pazartesi

Rüzgarlı Piknik

Önceden planladığımız pikniklerden birisiydi, bu yaylaya her sene bir kaç kez gidiyoruz. Yaylayı sahiplendik, benimsedik, ağaçları şekillerinden tanır olduk :)
 
Araçlardan indiğimizde kuvvetli lodos vardı. Ağaçların çıkardığı sese kulak verince insan ürperiyor, sanki okyanus kenarındayız gibi, dev bir dalga geliyor gibi...
Biraz daha korunaklı bir alan seçtik, arabaları rüzgarı kesecek şekilde yerleştirdik, çocukları üçer beşer kat giydirdik ve pikniğimizi pek de güzel yaptık. Pehh rüzgar da neymiş :)
 


Piknik programı; kahvaltı-yürüyüş ve tırmanış-dinlenme-yemek-yürüyüş-çay...
Tabi bolca çene-gırgır-kahkaha. Orman hayvanlarının kafalarını ağrıtacak kadar konuştuk, güldük sanırım :)




 Mevsim itibariyle yeşilliğin, çayırların ve çiçeklerin en bol olduğu dönem. Biraz serin oluyor ama giyinip hareket halinde olunca çok rahatsız etmiyor. Ufaklıkları da hamakta uyutup büyük araca yatırınca annelerin keyfi tamam oluyor :)




 Normalde bu su yatağından ilkbaharda yürünmez ama bu sene yağış az olduğu için su miktarı epeyce azalmıştı.




 Bunlar minik gezginler. Anneanne/Babannesi ile kısa geziler yaptılar, çiçek topladılar, hamağa bindiler...




 Yürüyüşün başında buradan tırmandık. Sonlara doğru epeyce yoruldum ama sporu da aradan çıkarmış oldum :)



Akşam ağaçlar alanı gölgelediği için hava erken serinliyor...
Bu yaylada temmuz-ağustos aylarında kamp yapma hayallerimiz devam etmekte...
 
Bir sonraki  piknik bakalım nerede olacak...

4 Nisan 2016 Pazartesi

Yılın İlk Pikniği

Ve sezon açılışını yaptık :)
Bu pikniğin az eşyalı çok hareketli olmasını planladık. İki aile komşu ilçe Derbent'te buluşup başladık geziye...
 Kıştan çıkıp da kar görmeye çalışmak kulağa garip gelse de biz ilk durak olarak yukarıları seçtik. Hem manzarayı hem de kayak pisti yapılacak olan alanı görmek istedik.


 Ben Duru'yu üşümeyecek kadar giydirinceye kadar ekip kartopuna başlamıştı bile :)


Ve manzara harikaydı...

 Sonra daha sıcak memleketlere göç ettik :)

 Biraz dinlendikten sonra kısa bir keşif turu yaptık.



 Göletin etrafında bir tur, ardından dağ tepe tırmanışları , su kenarında çamur oynamaca, ayakkabılarla suya dalmaca, üstüne de sucuk-ekmek hepimize iyi geldi :)

 Eylül de kuzeniyle bolca keşif yaptı...Bıkmadan suya taş atıp hamak keyfi/kavgası yaptılar :)


 Akşam sporunu aradan çıkarmak için bol bol yürüdüm. Eve döndüğümüzde eşekten düşmüş gibiydim; açık havada yürümek/tırmanmak bantta yürümeye benzemiyormuş :)

Şu bahar güzel şey :)