Sayfalar

Jodi Picoult etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jodi Picoult etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2013 Salı

Yapboz-Jodi Picoult

Yeni yine yeniden Jodi Picoult..
Kütüphaneden...
 
 
 
Okuduğum üçüncü Picoult kitabıyla yazarın tarzını benimsedim.
Picoult okuyorsanız ;
Olaylara farklı kişilerin gözünden bakarsınız,
Sevdiklerinizi kaybetmenin ne kadar kötü olabileceğini düşündüren olaylara tanık olursunuz,
Bir mahkem salonunu en ince ayrıntısına kadar kafanızda canlandırabilirsiniz,
Kitabın sonunda mutlaka şaşırırsınız,
Kitap bitse de etkisinden kurtulamasınız...
 
Yapboz sürükleyici bir kitaptı ama "anne" olarak okumaktan/tanık olmaktan rahatsız olduğum kısımlara sahipti. Olayların mağduru çocuklarsa, kitap benim için "etkileyici", "vurucu" vs olmaktan öteye geçip beni depresif hale sokabiliyor. O yüzden ilk kısımları okurken epeyce mutsuz oldum. Aynı şeyleri Uçurtma Avcısını okurken hissetmiştim ve Yapboz'dan daha da kalıcı bir rahatsızlık vermişti bana...
Kitabı yarıladıktan sonra çok daha rahat okudum, zaten olaylar öyle bir ivme kazanıyor ki yavaş yavaş okumak gibi bir seçeneğiniz kalmıyor.
Kitabın konusu arka kapakta özetlenmiş ve okura bolca "sen olsan ne yapardın?" mesajı veriyor.
 
 
 
Picoult okumaya devam, Yapboz da önerebileceğim kitaplardan ama öncelikli tavsiyem (şimdilik) Bir Daha Bak..
 
Bir nokta daha var ki yazmazsam çatlarım!
Bu kitapta da geçen başarılı-evli barklı-çoluklu çocuklu kadın ve ondan vazgeçemeyen çocukluk aşkı, aslında olayları hisseden ama göz yuman kaslı koca klişesinden çook sıkıldım. Bu kadar ütopik bir yaklaşım olamaz bence (on kocasıyla bir arada yaşayan hintli kadın hariç..).
 
Kitabınız bol, klişeniz az olsun :)
 

12 Mart 2013 Salı

Bir Daha Bak

Kütüphane ganimetlerinden...
İkinci Jodi Picoult kitabını da okumuş oldum ve aklımdan geçen yazarın tüm kitaplarını okumak:)
 
İlginç bir kurgusu vardı kitabın, zaman dilimleri içinde gidip gelen, olayları farklı kişilerin gözünden anlatan, yer yer fantastik unsurlar içeren, oldukça sürükleyici, sürpriz finaliyle de son noktayı koyan bir kitap..
Bu aralar işlerimin yoğunluğu, evde Eylül'ün sürekli memnuniyetsizliği ve bana düşkünlüğü, haftasonlarının da anne ziyaretlerine ayrılması neticesinde ben kitabımı huzur içinde okuyamadım. Yolda yarı karanlıkta, gece telefon ışığında, Eylül' uyuturken parça parça okuyabildim. Konu ilginç ve merak uyandırıcı olduğu için aklım hep kitaptaydı :)
Nihayet haftasonu Antalya dönüşünde okuyup bitirebildim..

 
 
Gördüğüm kadarıyla J.Picoult okuyan hemen herkes memnun, ben de özellikle Bir Daha Bak'ı okumanızı tavsiye ediyorum. Benim gibi kütüphaneden de ödünç alabilirsiniz, aklınızda bulunsun :)
 



6 Şubat 2013 Çarşamba

Abra Kadabra

Jodi Picolut ismine daha önce denk gelmiştim, aklımın bir köşesinde kalmış. Kütüphanede görünce tanıdık geldi, ama bir sonraki sefere alayım dedim, önce bir araştırayım. Çünkü bazan sevilmeyen bir kitap da aklında kalabiliyor insanın..
Sevilmemiş olma ihtimali var dedim ya yazar beni bunu düşündüğüme pişman etmek istedi galiba, kütüphaneden döndüm ve önce twitterda sonra ard ardına bloglarda gördüm yazarın kitaplarını. Herkes çok sevmişti. Alıp okumaya başladıktan sonra da bir çok yerde denk geldim, yani kitabı almasam birisi kapımın önüne bırakıp kaçacaktı kesin :)
 
 
Abra Kadabra dramatik bir kitap. Otuzlu yaşlarını süren Delia'nın aslında sandığı kişi olmadığını öğrenmesiyle başlayan, okuyana ebeveynlik olgusunu sorgulatan bir kitap..
 
Konu itibariyle sürprizler kitabın başında peş peşe geliyor. Bir an için "her şeyi baştan açıklarsa sona ne kalacak" demiştim ama kitabın dinamiği hiç azalmadı. Sonunu heyecanla okudum..
 
Abra Kadabra tavsiye edebileceğim kitaplardan, farklı bir kitabı da olsa Picoult ile tanışmanızı öneririm..