Sayfalar

Duru etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duru etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2016 Cuma

Duru İki Yaşında

Evimizin çokbilmişi, yerinde duramayanı, profesyonel tırmanıcısı, ikna olmayanı, pamuğu, neşesi, Duru'su iki yaşına girdi. Çok şükür...


 
Bu sene artık herşeyin farkındaydı. Birgün öncesinden başladı 'yarın benim doğumgünüm, ben püff diyeceğim, siz iyi ki doğdun diyeceksiniz' diyerek dolaşmaya. Doğum gününde de bir heyecan, bir yerinde duramama, dolabı açıp açıp pastaya bakma, tepeye en tepeye tırmanma hali vardı :)


Eylül'ün doğum günlerinde Antalya'ya gitme geleneğimiz olsa da Duru da şimdilik Ramazan nedeniyle evde kutluyoruz. Komşularımız sağolsun bizi yalnız bırakmıyorlar.



Aklımdaki Duru'nun seveceği bir şekilde pasta siparişi vermekti ama bir gün öncesinden pastane denetimi denk gelince işler değişti, kendimi kollarımı sıvamış pasta yaparken buldum. Ramazanda mideleri yormayalım şöyle meyveli bir pasta yiyelim dedim ( ya da başka bir tabirle bunu yapmayı becerebildim :) ).
Neyse ki Duru da yiyenler de beğendi :)
 
Sıra hediyelere geldiğinde bizim minik kız coşkudan ne yapacağını şaşırmıştı :)

Paketi açıp 'bebeeeekkk' değişi vardı ki hepimizin aklına şu sahneyi getirdi ;

:)))

Sağlıklı nice yılların olsun kuzum, kara möcüğüm....

1 Aralık 2015 Salı

Kasım...

Hem takvime göre hem de meteorolojiye göre kışa girmiş bulunmaktayız, hadi hayırlısı...
 
Kasım beklediğimin aksine ilkbahar edasıyla geldi geçti...
Evde hummalı yazı çalışmaları devam ediyor. Ela ve Lale'den yakamızı yeni kurtarmıştık ki Talat ve Onat çıka geldi!! Bu çat kapı ziyaretlerden bir süre daha kurtulamayacağız gibi...
 
 Bu evin annesinin fi tarihinden kalma bilgileriyle yazdığı ve geçerliliğini kısmen kaybetmiş alfabesi...

Bu da Eylül'ün esneyerek yaptığı ödevi ;)

Ödevlerden kalan zamanda okumalara devam. Bu hafta Eylül babasıyla gitti kütüphaneye, kendince seçimler yapmış :) Resim ve Heykel'den başladık, malum resim bizim işimiz ;)


Evdekiler arasında da Sara Şahinkanat kitapları açık ara favori
 
 
 
Eylül yeni harflerle boğuşadursun Duru da türlü maymunluklar peşinde :)
 
 
Ve yeni tatlar ;)
 

 
Eylül'ün de zamanında hevesle karıştırdığı 'Neden, Niçin, Nasıl' Serisi bugünlerde Duru'nun elinden düşmüyor. Kitaplara ablası kadar nazik davranmasa da kemirmeyi biraz azalttı...
 
Görsel buradan 
Serinin 4-6 yaş grubu olanlarını Eylül hala çok seviyor...
 
Kasım ayının nerdeyse yarısını diş ağrısı ile geçirdiğim için kitap okuyabilmek bir hayal oldu. Ağrının nedeni olan dişimle vedalaşıp işe ve kitaplara dönüş yapabildim.
 


Kütüphaneden alıp bir türlü zaman ayıramadığım kitabımı nihayet bu hafta sonu bitirebildim. Açıkçası kafamda farklı bir Nazım portresi oluştu... Tüm kitap sonunda aklımda kalan şiir, hep en sevdiğim şiirdi;
 
HOŞGELDİN KADINIM
Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını bastın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam...

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.

NAZIM HİKMET
 
 Saramago'ya devam... Araya farklı kitaplar alınca uzadı okumam, kütüphaneden de süresini uzattırmak zorunda kaldım.



Filin Yolculuğu'nu unutup hevesle yanımda getirdiğim yeni kitabım :) Kısa öykülerden oluşan kitap göreve giderken ve aralarda okumak için çok uygundu. Çarpıcı öyküler içeriyor...

Dünkü görevden...
 
Bu arada yeni bir işe el atıp evdeki beyaz çantalarımdan birisini siyaha boyadım. Su bazlı bir deri boyası kullandım, bir kaç kat uygulamam gerekti. Şimdilik görünüşü iyi ama saplarını boyamayı unuttuğum için henüz kullanamadım. Artık kullanım sonrası memnun mu kalırım, Arap Bacı'ya mı dönerim göreceğiz :))
 
 Kış geldiyse çatıdaki sobanın da çıtırdama zamanı gelmiştir. Bu görüntü bile içimi ısıtıyor benim :)


 
Ve bir yemek önerisi ile bitiriyorum; Fırında Mücver... Benim gibi kızartılmış yemeklere mesafeli olanlar için ideal, börek tadında, hafif bir alternatif. Tarifini de tembellik edip kopyalıyorum ;)
 
 
Ve hoş geldin Aralık.
Artık bere, atkı, eldiven, sahlep zamanı...
Bir de Rico ve Oskar zamanı ;)

22 Ekim 2015 Perşembe

Bugünlerde...

Bu bol fotoğraflı bir 'bugünlerde' yazısıdır...

Bugünlerde tempomuz hızlı; işyerinde yaklaşan yıl sonunun da etkisiyle işler hızlanırken evde de bir adet birinci sınıf öğrencisinin varlığı tüm dengeleri bozmakta...



Eylül'ün henüz ödeve konsantre olamayışı, yazmaktan sıkılması, çizgilerin üzerinden geçmeyi çocukça bulması, ne zaman okuyabileceğini merak etmesi, gerekliliğini her akşam sorguladığımız 'estetik' el yazısı...vb nedenlerle akşamları sabit ikametgahım Eylül'ün odası. Duru ise mütemadiyen ablasının masasına oturmak istiyor, birkaç saniyelik ihmalimiz de bize karalanmış kitaplar şeklinde geri dönüyor :) Çalışma masasını büyüterek sıkıntıyı kısmen giderebilmeyi umuyoruz bakalım...
Eylül okula az biraz ısındı gibi, henüz özleyeceği bir arkadaşı yok ama çok da muzdarip değil bu durumdan. Annelerin dahil olduğu aktiviteler hala favorisi, bir de yeni başladığı spor saatleri...



 Duru bizim odaya kapanmamızdan hiç memnun değil ama bir şekilde oyalamaya çalışıyor babası. Onun dışında etrafında ne kadar çok insan varsa o da o kadar mutlu :) Ara ara tabletlere ve telefonlara el koyup format atmak, düşünceye kadar kendi etrafında dönmek, reklamlara eşlik etmek, evdeki çantaları sırtlanıp sahiplerine götürmek ve bunun için alkış beklemek, ablasının kalemlerini aşırmak, biberonundan yerlere su dökmek, kitaplığı dağıtmak Duru'nun ev hallerinden bazıları...

Ceviz toplamayı da çok sevdiler abla-kardeş ama şanslarına bu sene ağaçlar üşüdü, meyve yok denecek kadar az...

Havanın serinlemesiyle bahçe keyifleri de rafa kalkıyor. Artık bahçeye  hafif de olsa bir hırka ile çıkıp, kısa bir turun ardından evlere sığınma zamanı...
 
Sonbahar gelince gittiğimiz görevlerde de daha güzel manzaralar çıkıyor karşımıza. Şehrin içinde insan mevsim geçişlerini pek yakalayamıyor ama ilk ve sonbaharda yollarda olursanız doğanın renkliliği sizi kendine hayran bırakacaktır.














Kitaplara pek sıra gelemedi bu hafta. Biraz okuma hızımı arttırır düşüncesiyle başladığım kitap da anlaşılmaz çevirisi nedeniyle beni iyice kendisinden soğuttu. Cümleler bir garip geldi bana, kafasını toplamadan ders çalışan öğrenci gibiyim, okusam da anlamakta zorlanıyorum. Velhasıl benim de kargo ödüyor olması nedeniyle tercih ettiğim Karanlıkta Islık Çalmak üstüne kargo parası vermediği sürece tercih edilmemeli...

 Arada tatlı ve nostaljik dostlarla da karşılaştım tabi. Her ne kadar tadı hatırladığım kadar güzel gelmese de hiç birşeyin eski tadı yok ki... Bu son cümleyle de alenen ifşa ettiğim gibi yaşlanıyorum ...

 Okuyamasam da almaya devam; üsttekiler Rampalı Çarşı'dan, alttakiler internetten. Bir ikisi okuma listemden, kalanı son anda sepete atılanlardan.
Gizemli bir arkadaşımın tavsiyesiyle Momo'ya başlayacağım :)

Eylül için birkaç tane 8-9 yaş grubu kitap aldım. Matilda'yı büyük bir hevesle dinliyor, bitirmek üzereyiz, sonrasında Martıya Uçmayı Öğreten Kedi'yi okuyacağız.
 
İşte böyleyken böyle...
Dışarıda yağmur pusuda ha yağdı ha yağacak, hafta sonu için piknik ihtimali  kalmadı gibi...
30 Ekim de tatil olmuş, ne yapsak acep ?
 

25 Mart 2015 Çarşamba

Ses 1 2 3...

Bugünlerde biz;

Mevsimin olmazsa olmazı hastalıkla mücadele halindeyiz. Eylül tüm kışı öksürerek geçirdi, antibiyotik-öksürük şurubu-zencefilli karışımlar hiç elimizden düşmedi.


 Geçen hafta sonu eşimde kervana katıldı, belirtiler 'meşhur' gribal enfeksiyonla uyumluydu, ilaçlar ve serumla destekleyip ev tipi karantina uyguladık. Maskeler takıldı, yüz yüze görüşmeler kısıtlandı, iki gün sonunda eşim biraz toparlanırken Duru ile benim için hastalık kapıdaydı... Annemden yardım aldık, yine benzer tedavilerle bir hafta sonunda ayaklanabildik. Allahtan Duru'nun hastalığı bizimki kadar ağır değildi...

İki hafta önce baharı karşılayıp bahçede ekim için hazırlık yapmış, üstüne keyif çayı bile içmiştik. Hatta üşümeden yürüyüşlere bile başlayabilirdik ama noldu, kış geri geldi. Akşam bilmiş bilmiş 'şimdiden sonra yağan kar tutmaz' diyen ben sabahında perdeyi açınca şok oldum!!!


Öyle hafif bir kar değil bildiğin kara kış geri gelmişti..Heveslerimizi ve aldığımız çiçek soğanlarını karanlık bir dolaba kaldırdım...

Haberleri ve gündemi takip edince ailecek bunalıma giriyoruz biz, kendimizce farklı alanlara konsantre olmaya karar verdik, ne kadar uygulayabiliriz bilemem ama en azından bir adım attık; karı-koca kanaviçe işlemeye başladık. Eşim büyük bir tabloyla yola çıktı, ben küçük panolarla oyalanıyorum.




Bakalım bitince nasıl olacak...

Ve bugünlerde bilgisayar başına heyecanla oturmamı sağlayan bir 'kitap okuma-değerlendirme' topluluğumuz var, çocuk kitaplarıyla yatıp çocuk kitaplarıyla kalkıyorum :)


Uyurken de boş durmayıp 'deniz'li rüyalar görüyorum :)
Okuduğumuz kitapları ayrı bir yazıda detaylandıracağım...

Yine kulüp sayesinde haberdar olduğum bir indirimden aldığım kitaplarımız da geldi dün.


Fon yayıncılığın internet sitesinden bu karton kapaklı-kuşe kağıtlı kitapları 3'er liraya aldım, bu kadar kaliteli olacaklarını tahmin edemedim, bilseydim daha  çok kitap alırdım...


Akşam Tonton'la başladık okumaya, çok eğlenceli bir kitaptı :)

Eylül her akşam odasına kapanıp kağıttan bir şeyler kesiyor, çiziyor, yapıştırıyor, 'bayan becerikli' olup çıktı :)
Benim için yaptığı kitap ayracı  :)


Evimizin en küçük ferdi firarda :) Her ne kadar annesi son iki aylık gelişimini not etmek konusunda tembellik etse de Duru hızla yeni keşifler yapıyor. Emekleme konusunda tembellikten vazgeçti, biz önüne binbir türlü eşya koyup hareketlendirmeye çalışmış başarılı olamamıştık, haftasonu bir tabak lahana sarması için zincirlerini kırdı :) Komşu teyzesinin elindeki sarmalar için odayı bir baştan bir başa emekledi, evet evet yemek konusunda annesine benziyor ;)

Şimdilerde evin gırgırı oldu, köşe bucak dolaşıp kırıntıları topluyor....

Duru'nun gelişimi, çocuk kitapları ve bahçe hazırlıklarıyla ilgili yazılar sırada...

Hepimize sağlıklı, güneşli günler diliyorum....