Sayfalar

Bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2016 Pazartesi

Hafta Sonu

Hızlısından bir hafta sonu daha bitti...
Yeni bakıcımızla üç günlük alıştırma evresinden sonra bugün işe dönüş yaptım. Duru sabah bizi el sallayarak gönderdi, inşallah iyi olur devamı...

 
Hafta sonunun sürprizi  Eylül'den geldi, pazar sabahı vücudunda kırmızı beneklerle uyandı. Acemi anne 'kızamık' herhalde dedi, Eylül kaşındı. Annesi benekli kızım diye sevdi, Eylül Kızdı. Anne-babası biz gece seni kırmızı kalemle boyadık dedi, Eylül inanmadı...Derken Eylül'ün öğretmeni ve diğer velilerle konuşunca okulda su çiçeği salgını olduğu anlaşıldı. Meğer bizimkiler de kızamık değil henüz açamamış su çiçeğinin tomurcuklarıymış...Okulu tatil edip onu da kattık bakıcının yanına.


Duru ile bakıcı teyzenin birbirine alışabilmesi için ara ara evde kayboldum. Ve bunu biraz da fırsata çevirdim; yarım kalan kitabımı bitirdim, dikiş işine soyundum, bolca çamaşır yıkadım.

 
 
Önceki yazımda da bahsettiğim oyun evi dikişine başladım. Kumaş konusunda çok alternatifim yoktu, bu kırmızı kumaş duruşu itibariyle en uygunuydu. Ölçü alıp keserek başladım. Kenarlarını kıvırıp, kapı ve pencereyi açtım.

 


 


 
Pencere ve kapının kenarlarını organze kurdela ile çevirdim, ortaya bir de çerçeve ekledim. Evdeki parça kumaştan perde kesip hafif pileli olacak şekilde sabitledim, üstünden fisto geçtim.
 




Ranzanın iç kısmından tek sıra korniş taktık ve son ölçüleri alarak perde düğmelerini geçirdim.

 
Son hali şimdilik bu. Kapının yukarıya kıvrılarak tutturulması için düğme dikeceğim, o da başka bir boş ana kaldı.
Kızlar çok beğendi, girip çıkıp duruyorlar :)

 
 Dün komşularla kısa bir yürüyüşle baharı karşıladık. Yürürken bir yandan da yemlik var mı diye bakındık ama erken olunca elimiz boş döndük. Artık ne kadar gönülden istediysek akşam karşı komşular topladıkları yemliği paylaştı bizimle. Mutlu uyuduk :)))
 

Temiz havayı, toprağa basmayı özlemişiz...
 
 
Yürüyüş sonrası kolları sıvayıp bahçedeki gülleri budadık. Çiçeklerin toprağını hafifçe çapalayıp havalandırdık, açan çiçekleri sevdik. Kollarımızda çizikler ile eve yollandık. Bende ilaveten bir de bel ağrısı var ki evlerden ırak...
 


Bu hafta için okunacaklar listemin başında Televizyona Düşen Çocuk Gip var, okuyup göreceğiz nerelere düşmüş :)
 
Huzurlu ve de bol kitaplı bir hafta dilerim....
 

5 Mayıs 2015 Salı

Antalya Nisan 2015

Eylül'ün doğumgünü 28 Nisan bizim için kutlama ve Antalya demek. Geçen sene dışında bu ritüeli devam ettiriyor, baharı Antalya'da karşılıyoruz. Bu seneki bahar gezisine dair bol fotoğraflı yazı geliyor...

 Yollar bizi beklese de iki çocukla molalar kaçınılmaz, Ömer Duruk'ta çay ve salıncak arası :)
Duru'nun salıncaktan inmek istememesi de bir ilk olarak burada dursun...

 Yeni pozu ile Eylül, kameraya bak deyince belini bükmese bir de...

 Antalya'da ilk durağımız değişmez; Karaalioğlu Parkı. Bunda manzaranın güzelliği yanında evin babasının çocukluğunda en sevdiği mekanın burası olması da etkilidir ;)

 Işıklar Caddesindeki kurbağalar da aileden birisi artık, hal hatır sormadan geçmiyoruz.


 Boyalı merdiven boş geçilmez tabi...

 Bu da benim pek beğendiğim 'biberon fırçası' ağacı :) Biz buralarda boşu boşuna para verip alıyormuşuz ;)

 Ve devamında renkli köşeleriyle Kaleiçi, poz vermekten sıkılan bebelerle yola devam...

 Kesik Minare

 Vee büyük gün gelmiş, kutlamalar başlasın...Ufak tefek süslemelerle Eylül sevindirmece, Duru'nun şaşkınlığını izlemece :)



 Duru artık 'biz nereye, bebek oraya' kıvamına gelmiş, gezinin demirbaşı oldu bile :)
Sıradaki durak Antalya Aquarium, bol çocuk cıvıltısı eşliğinde...




 Bu bebe bizden değil, ablasının ışığına kapıldı sadece :)


 Vee artık masada ben de varım diyen Duru.

 Hazır doğa suya doymuşken gidilebilecek en uygun yerlerden birisi şelale, Düden Şelalesi


 Kayınpederimin söylediğine göre son otuz yılın en yüksek debilerinden birisi varmış bu yıl...



 Vee kardeş kavgasının startını veren oyuncak; uçan balon :) İkincisi alınarak uzlaşmaya kestirmeden gidildi (Eylül bize çaktırmadan dedesine ikinci balonu sipariş etmiş)
 
 Dedenin bahçesi de vazgeçilmez duraklardan, 1 mayısta azıcık 'emek ' harcayalım istedik, dut topladık (ben sadede yedim:) ), yağmura yakalanınca yanımızda da kahve malzemesi olunca keyif form değiştirdi :)


 İki çocuğun nimetlerinden ...

 Konyaaltı'nda taşları da uzun uzun incelediğimize göre artık eve dönme zamanı...

 Bu da 'yolda çok sakindir benim bebelerim' fotoğrafı ama sadece instagram pozu olacak kadar sürebildi. Antalya-Manavgat arası 'işgüzarca' tek şeride düşürülünce ve 1 saatlik yol 3 saat sürünce arka koltukta ufak çaplı krizler yaşandı. Sahil şeridinden ayrılıp 'yakıt' depolandıktan sonra bebeler uykuya, anne kitap ve manzaraya dalabildi :)



 Eve gelince bebek-oyuncak kavuşması yaşandı :)

 Okulda yapılan kutlamayla da doğum günü şenlikleri bitti. Devamı Haziranda ;)




20 Nisan 2015 Pazartesi

Piknik Sezonu Açılmıştır...

Nihayet :)

Uzuun bir kışın ardından hevesle piknik sezonunu açmış bulunmaktayız.
Cumartesi abimlerle bol çocuklu bir piknik yaptık, rüzgar planlarımızı bozmaya çalışsa da yılmadık :)











Pazar günü komşularla gezme günüydü.
Bahanemizin adı da 'göbek mantarı'ydı :)










Pikniği bol bir yaz olsun :)