Sayfalar

Tess Gerritsen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tess Gerritsen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2018 Salı

Yörünge


Ve Tess Ablamız farklı bir tarz ile karşımızda; Yörünge. Benim aşina olduğum ve beğenilerimin temeli ürkütücü/gizemli katiller, gıcırdayan kapılar, neşterler yok bu kitapta. Tam kaçarken bir şekilde katilin kucağına düşen kahramanlar yok. Zaten ayaklarınız da yere basmıyor...
Onun yerine uzay boşluğu ve gizemli canlılar var. Bir hayatta kalma mücadelesi ve biyolojik savaş var. Tarzı farklı olmakla birlikte soluksuz okunabilecek bir kitap. Tamam bir Marslı değil ama onun kadar da mekanik detay yok en azından :)
Kütüphanede karşıma çıkan kitabı okumak isteyenler için elektronik ortamda da epeyce alternatif bulunmakta. Aklınızda bulunsun...

4 Nisan 2017 Salı

Mart Ayı Kitapları

Mart ayında okuduğum kitaplar kısaca;

 Rizzoli&Isles severler için akıcı bir Tess Gerritsen kitabı daha, Sona Kalan. Anne-babasını birer kaza sonucu kaybeden birkaç çocuk ve peşpeşe başlarına gelen saldırılar, onlara elini uzatan bir gizemli kahraman...
Hayal Kırıklığı yaratmasa da bir cerrah serisi olamayan hikaye...

 Sonsuzluk İçin Yedi Gün, kurgusu itibariyle bana Saramago kitaplarını anımsattı, özellikle Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş'u. Onun kadar olmasa da sevdim hikayeyi.
Tanrı ile Şeytan dünyaya birer meleklerini gönderir ve yapılan iyilik/kötülük sayıları üzerinden kimin galip geleceğini belirleyecektir. Olaylar seyrinde ilerlerken iki meleğin yollarının kesişmesiyle işler karışır.
Tavsiye ederim, farklı bir deneyim olacaktır.

Asal Sayıların Yalnızlığı ismiyle beni çağıran bir kitaptı.
Kitabın ilginç ismi yazarının bir nükleer fizikçi olmasından kaynaklanıyor sanırım :)
Mattia ve Alice'in travmatik geçmişleri ve yaşadıkları olayların etkisiyle şekillenen hayatları anlatılıyor. Yolları kesişen ikilinin gelgitli bir öyküsü var.
2008 Premio Strega Ödüllü kitap bir sanat filmi tadında.
Az biraz da matematikseverlere hitap ediyor :)

Karanlık Köy Mart ayının son kitabı oldu. uzun zamandır okunmayı bekliyordu.
Çokça korkma beklentisi ile başladım tabi...

Trabzon'a bir haber peşinde giden iki gazeteci, rehberlerinin anlattığı ürkütücü bir hikaye ve gidilen Karanlık Köy...
Trabzon'u ve hayranı olduğum Maçka'yı detaylıca anlatan, akıcı bir hikaye, birazcık da ürkütücü.
Hikayeyi bitirmeden elinizden bırakamayacağınızı temin ederim :)

16 Şubat 2015 Pazartesi

Gölgesizlerin Tutkulu Dansı-Tess Gerritsen

İnsanı Tess Gerritsen'den soğuttutturuyorlar kardeşim!!!



Cerrah ve de Çırak'ı bir solukta okuyan, Gerritsen'in kendine has gerilimini sevenler için bir fiyasko bu kitap. Tatsız tuzsuz bir aksiyon, lüzumsuz romantizm ve apar topar bir son. Son ana kadar 'kesin işin içinde bu' dediğim adam da masum çıktı zaten!!

Bir de orijinal adı Thief of Hearts olan bir kitap hangi alakaya dayandırılarak bu isimle yayınlanır ki, kitabı sevmedim ya adına bile sarar oldum :)

Anladığım kadarıyla 2000 yılı yazarın miladı; Rizzoli&İsles serisi  ve diğer beğenilen kitapları bu tarihten sonra yazmış, marketlerin indirim sepetlerinde görüp (sevinerek) aldıklarımız ise doksanlı yıllarda yazılan kitaplar(mış). Artık kitap alma dürtümü ya da okurken ki beklentimi bu doğrultuda şekillendireceğim...

Hayal kırıklığına uğratmayan kitaplarla karşılaşmak dileğiyle...

18 Kasım 2013 Pazartesi

Kan Gölü-Tess Gerritsen

Bana göre Tess Gerritsen kitapları iki gruba ayrılıyor; kitapçı versiyonu, market versiyonu...
Kitapçılarda gördüğümüz, piyasaya çıktığında haberdar olduğumuz, Cerrah Serisi, Rizzoli&Isles Serisi gibi kitaplar...Okurken insanı gerim gerim geren, yatmadan önce kapı-pencere kontrol ettiren kitaplar, tadından yenmez...
Bir de büyük marketlerin kitap reyonlarında indirimli satılan kitaplar var, az sonra bahsedeceğim Kan Gölü, daha önce bahsettiğim Asla Arkana Bakma ve muhtemelen evde bekleyen diğer iki Gerritsen kitabı. Oo Tess Abla yazdıysa güzeldir yanılgısı ile alınan, vasat ve zorlama polisiyeden bir adım öteye geçemeyen kitaplar bunlar. Yani beklentiyle okunmasa belki o kadar kötü olmayacak ama hepsinin aynı yazarın kaleminden çıkıyor olması bana garip geliyor. Sahi ortada ikinci bir Tess Gerritsen var da ben mi haberdar değilim?




Kan Gölü, Kipa'dan (hevesle) aldığım, zar zor okuduğum, konusunu fazlasıyla zorlama ve saçma bulduğum, damdan düşme bir finale sahip, şimdiye kadar karşılaştığım en kötü Tess Gerritsen kitabı.
Yazarın cazibesine kapılıp da almayın, ortalama bir polisiye beklentisine bile kapılmayın...

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Eylülle kitaplarımız...

Antalya'ya hem Eylül için hem de kendim için uzun bir kitap listesi ile gittim. D&R'ı fethetmeyi planlıyordum ;)
Eylül bu aralar eski kitaplarına rağbet etmiyor, her seferinde hiç okumadığımız bir kitap olsun diyor. Onun için bloglardan incelediğim kitapları alacaktım.

Her zamanki gibi D&R'dan önce Kipa'ya girdim, Tübitak'ın kitaplarını inceledim uzun uzun. Listemdekilerden sadece ikisi vardı ama yanına üç beş de ben ekledim. Çıkartma kitabı, boyama kitabı, minik kitaplar derken epeyce kitap aldım. İndirimdeki kitaplardan da kendime üç Tess kitabı alınca D&R'a gitmeye yüzüm kalmadı :)

 
 
Yukarıdaki kitapları Tübitak'tan seçtiklerim. Hepsi +3 grubundan. (Diğerlerini kitaplıktan çıkarmaya üşendim :)) 
 Yalnız Kelebek ve Güneşli Bir Gün'de metin çok az, daha çok resimlerle anlatılmış ve bence +3'ün altında da rahat anlaşılır. Harika Bir Takım ve Doğruluk Taşı Kimberlit'de de karşılıklı diyaloglar karmaşık  olmuş, okurken ben bile kimin ne dediğini karıştırdım. Yani yaş grubunun sağlıklı belirlenmediğini düşündüm.
Kitapların konusu fena değil ama resimler bir harika. Ben de konuyu kendi cümlelerimle anlatmaya karar verdim...
 
Bunlar  3 yaş altında da okunabilir diye düşündüklerim;
 



 
Bunlar da diyalogların biraz karmaşık olduğu kitaplar;


 

Listemde yer alan kitaplardan iki tanesini bulabildim;

 Bu kitaplarla vakit geçirmek çok eğlenceli. Eylül sayma konusunda iyi olsa da bazı rakamları tanımakta zorlanıyor, kitaplar o açıdan da faydalı oldu. Artık kendisi bakıp sayabiliyor, tabi canı isterse. Tek sıkıntı akşamları ve yatmadan önce birşeyler aramaya ve saymaya üşeniyor, gün içinde göz atmak daha mantıklı. 


Karınca fobimi keşfettiğinden beri nerde karınca görse hemen bana haber veriyor, "anne burada senin hiç hoşlanmadığın birşeyler var..." diye :) İsmini de söylemiyor, sanki üç harfli ;)

Benim payıma düşenlerse;
 
 
Tess Gerritsen'in Rizzoli&Isles serisini daha çok seviyorum ama diğer kitaplarına da hayır demem. Kan Gölü ve Gece Nöbeti indirimliydi, düşünmeden aldım. Gölgesizlerin Tutkulu Dansı'nı ise indirimli sanarak alma şaşkınlığını gösterdim :))

Eylül'ün kitaplarının çoğunu okuduk, ben de kitabın birisine Antalya'da başlamıştım ama kütüphane kitaplarını öne çektim. Bunlar da okunacakların arasına katıldı, ne güzel :)

Bol güneşli, bol kitaplı günler dilerim...

2 Ocak 2013 Çarşamba

Buz Gibi Soğuk

2012'nin son kitabı, aynı zamanda 2013'ün ilk kitap yazısı; Buz Gibi Soğuk Tess Gerritsen...
Rizzoli&Isles serisinden.
Öncesinde okuduğum birkaç Gerritsen kitabında o beklediğim heyecanı duyamamıştım, bu kitapta nispeten vardı heyecan. Ama çabuk mu bitti, bana mı öyle geldi bilemedim. Daha olsa, uzasa olurdu :)
Pazartesi sabah başladığım kitabımın büyük bir kısmını Konya'ya giderken yolda okudum. Sonra eşim MR sırasındayken arabada, araba servisteyken de bekleme salonunda okudum. Sürükleyici bir kitap olduğu için zaten bulunduğum ortamdan hemen izole olabiliyordum. Alışveriş yaparken de okuyabilirdim ama işin suyunu çıkarmayayım dedim ;)
Dönüş yolunda kitabı bitiririm diye düşünüyordum ama henüz bir okuma lambam yok (evet yok, yok, yok. Üç kere yazayım da mesaj takılmadan gitsin yerine).
Yola çıkınca eşim "araba çekmiyor, bir sıkıntı var herhalde" deyince, "haydaa bu kitabın üstüne yolda kalmayalım sakın" diye sayıklamaya başladım. Zaten olması gereken dolunay da kayıptı!! Allahtan sıkıntısız döndük evimize.
Yılbaşı akşamını komşularla geçirdik. Dönüşte koridorda "yaşasın yeni yıla girdik" diye balon üstünde zıplayan bir çocuk vardı, ne uyudu, ne uyuttu, ne okuttu :)
Final 2013' e kaldı..
Kitap tavsiye edebileceğim Gerritsen kitaplarından ama biraz çerez kıvamında. Çok uzun olmadığı için yolda rahatlıkla bitirilebilecek bir kitap..
Ve yeni yılın herkese sağlık ve huzur getirmesini dilerim..Bol kitaplı bir yıl olsun inşallah...

2 Aralık 2012 Pazar

Asla Arkana Bakma

Ah be Tess Abla naptın sen?



Kitabı okumak isteyenlere tavsiyem; 10 cm X 2 cm ebatınta beyaz bir kağıdın arkasına yapıştırıcı sürün, kitap kapağında Tess Gerritsen yazan kısmın üzerine yapıştırın. Evet kitabın yazarını bilmiyorsunuz şu an. Okuyunca beğeneceğiniz, ortasınıfın biraz üzerinde , heyecanlı bir macera kitabı tutuyorsunuz..
 
Tess Gerritsen'in kendine has, kanlı neşterli kitaplarını okudunuz ve tadı damağınızda mı kaldı? Benim de kaldı, yapacak bir şey yok, ben belki faydası olur diye elma yemeye gidiyorum...

27 Mart 2012 Salı

Mefisto Kulübü

Rizzoli&Isles'e devam..



Mefisto Kulübü'nde de heyecan dozu yüksek, gizem ve satanizmle ilgili bilinmeyenler var..Ama konu çabucak toparlanıp bitirildi gibi, yani önceki kitaplardaki detaylar, hedef saptırmalar pek yok. Bazı noktalar da zorlama gibi geldi (Maura'nın olaylara dahil oluşu gibi). Ve pat diye bitti sanki..Yanlız içime kurt düştü şimdi, ben e-book olarak okudum ya, lüzumsuzun birisi özetlemiş olmasın  kitabı?
Yok yok değildir herhalde...

Kitabın konusu hakkında detaya girmeyeceğim, polisiye severlere gönül rahatlığı ile tavsiye ederim..
(Tess Gerritsen kitaplarına alıştım galiba, konu artık çok çetrefilli gelmiyor. Sırf Tess Abla'nın kıymetini anlayayım diye bir Ted Dekker kitabı okuyacağım :))

Rizzoli ve Maura için kafamda canlandırdığım yüzler vardı, ama diziye göz atınca tepetaklak oldu benim imajlar. Dizidekiler bildiğin çıtır ablalar. Özellikle Maura'yı çok farklı düşünmüştüm, bunlar şirine gibi. Iıı olmamış..

Salı gününün en güzel tarafı Leyla İle Mecnun izlemek. Televizyon yerine internetten izlemeyi tercih ediyorum ben, reklamsız, keyfime göre..Henüz izleyemedim yeni bölümü ama İsmail Abi'nin soyunun taa Mona Lisa'ya kadar uzandığını öğrendim:))Kaçırmayın..

12 Mart 2012 Pazartesi

Siliniş

Elimdeki son Tess kitabını da bitirdim.



Siliniş
Rizzoli-Isles serisine ait bir kitap daha. Bu kez klasik bir polisiye olmuş. Cerrah ve de Çırak'ın konularına dayanarak daha kanlı, cesetli, gizemli bir kitap bekliyordum ama Millenium serisi benzeri olmuş..
Jane çoluk çocuğa da karışınca tempo biraz düşmüş, psikopat katillerin favorisi olmaktan da çıkmış..(Bebek kısmını spoiler kabul etmiyorum artık çünkü zaten Jane önceki iki kitap boyunca hamileydi. Müjdeler olsun ki doğurdu, nur topu gibi bi kızımız oldu :))
Bence Tess doktorluğunu ilk kitaplarda gösterip yeterince kesip biçtirdi, geriye klasik polisiyeler kaldı..Kitabın kapağına da takıldım biraz, klasik polisiyeye neden enfejtörlü kanlı falan bir kapak yapmışlar ki? Cerrah gibi bir konuya hevesleniyor insan..(Kulağa psikopatça gelse de heveslendim evet :))
Peki kitap sürükleyicimiydi, kesinlikle! Bir çırpıda okunuyor mu, kesinlikle!
Tess Gerritsen'in bundan önceki kitaplarını okuyanlara "sakın okumayın" desem de (ki böyle birşey demiyorum zaten), Tess'in temposuna alışanlar okuyacaktır mutlaka:)
O yüzden okuyun :))
Şimdi Mefisto Kulübü
Ruh Koleksiyoncusu da edinilmeli, okunmalı...

6 Mart 2012 Salı

İkiz Bedenler

Tess Gerritsen bu işi iyi biliyor...Soyismine yakışır bir şekilde okuru gerim gerim geriyor:)
Üst üste okumuyorum Gerritsen kitaplarını çünkü o zaman ipin ucunu kaçırıyorum. Aralara serpiştirerek okuyorum, ne zaman okuma tempom yavaşlarsa araya bir Tess Gerritsen  kitabı alıyorum, bir nevi katalizör benim için :)
İkiz Bedenler kurgu olarak Cerrah'tan sonra en beğendiğim kitap oldu. Okurun beklediği üzere hikaye farklı kollardan ilerliyor. Heyecanın dozu hiç azalmıyor, konunun bağlanışı da pat diye iki sayfada olup bitmediği için, oldukça tatmin edici bir kapanış oluyor.
Spoiler korkusu ile konuya değinmiyorum ama söylemeden edemeyeceğim; Rizzoli'nin yerinde ben olsam pat diye doğurmuş, Maura'nın yerinde olsam da rahibeliğe geçiş yapmıştım...
Neyse artık vuslat başka bahara, daha okunacak kitap var nasıl olsa :))
(Rizzoli-Isles Serisi devam ediyor mu bilmiyorum, süpriz olacak artık)


8 Şubat 2012 Çarşamba

Günahkar..

Cerrah ve Çırak'tan sonra ara verip Sinek Isırıklarının Müellifi'ne başlamıştım. Araya izin, misafirler girince evde kitap okuyamadım. Pazartesi sabah çantama kitabımı atarken Tess Gerritsen'in cazibesine kapıldım (kitabın cazibesi tabii yoksa kadının kendisi pek bi korkunç:) ve Günahkarı da aldım yanıma.



Uyku mahmuru olduğum için kitaba sert kahve muamelesi yaptım ve uykumu açsa açsa Tess Gerritsen açar diyerek başladım okumaya..
Günahkar, Cerrah ve Çırak'ın yanında sadece "polisiye"  bir kitap. Daha az tıbbi yaklaşım, daha az gerilim. Grange kitaplarına da benzettim konuyu ama işleyiş baya bir kadınsıydı. Kahramanlar kadın olması ve özel hayatlarındaki gidişat yazarın cinsiyetini ele veren cinsten..
Bir de Grange'le örtüşen örgüt var tabi işin içinde; One Earth. Leyleklerin Uçuşu'nda da işin içinde Tek Dünya örgütü vardı. Gerçekten varsa böyle bir örgüt ya da kurulursa önyargım hazır :)
Bu kez cinayetler bir Manastırda başlıyor ve birbirinden bağımsız paralel cinayetlerle ilerliyor.
Ve yine bir solukta okunuyor. Aksiyon/Polisiye severlere rahatlıkla tavsiye edebilirim.

Bu aralar servise de uyuklayarak bindiğim için bu aksiyon kitaplarını daha rahat okuyorum. Zaten kaldırımlar diz boyu kar,yollar gölet,  insanın içini açacak hiç birşey yok o yüzden hevesle aldığım Hakan Günday kitaplarını bekletiyor, çok kafa yormayacak kitaplarla devam ediyorum...


Hazır şikayet moduna girmişken işyerinin çayı da berbat!!Bakıyorum kullandıkları çay da iyi ama, demek ki sadece malzemeyle olmuyor, çayı demleyende de maharet olmalı, bi de su çok kireçli sanırım...Eve gidip de kendi bergamut aromalı çayımı, temizliğinden şüphe etmediğim bir bardaktan içmek gibisi yok...
Şu 'Sinek Isırıklarının Sorumlusu' kimmiş devam edeyim bari.. 

30 Ocak 2012 Pazartesi

Çırak

Korku filmlerinden hiç hazzetmem; adı üstünde korkarım. İzlediğim korku filmi bir elin parmağı kadar bile değildir. Ancak sinemada izlemişimdir. Gerilim filmlerini de nadiren izlerim...
Ama gerilim kitapları oldukça cazip geliyor bana, sanırım kontrolün bende olması benim için kitapları okunur kılıyor..



Kitaba gelirsek; Cerrahla başlayan hikaye Çırak'la devam ediyor. İkinci kitapla karakterlere daha iyi hakim olduğum için midir, kitabın tarzına alıştığım için midir ya da Martı yayınevinin kullandığı yazı puntosu daha büyük olduğundan mıdır bilinmez, Çırağı daha bir severek okudum.
Gerilimin dozu daha yüksek bu kitapta, vahşilik de azıcık artmış gibi. Olaylara bir de gizemli FBI ajanı dahil edilerek soru işaretleri arttırılmış. Azıcık klişe olmuş bu yakışıklı ajan ama olsun yoksa Rizzoli'nin sakalları çıkmaya başlayacaktı :)
Bence bu amerikalıların yaşamlarındaki en büyük eksiklik pencere demiri... Onu yaptırsalar ne Cerrah korkusu kalacak ne Çırak ne Kalfa! Adamların kapıları kale gibi ama pencerenin önünde yangın merdiveni var, ne anladık??Acilen Türk mütahhit ve demirci göndermek lazım bunlara :))

Bir de bu ciltli kitabı sevemedim yahu. Zaten almadan önce de tereddütlüydüm, normal baskı olsun istemiştim ama son anda siparişimi değiştirip bunu gönderdiler. Soğuk bir kere, tahta tutar gibi oluyorum elimde. Dışındaki ikinci kapak içinde kayıp duruyor kitap!!!Neyse sevmedim işte..

Sırada üç tane daha Tess Gerritsen kitabım var ama araya birkaç farklı kitap alacağım. Yoksa evin kilitlerini falan kontrol etmeye başlayacağım yakında!!

26 Ocak 2012 Perşembe

Cerrah

Nihayet Tess Gerritsen'le tanıştım..
Cerrah okuduğum ilk kitabı, bol kanlı bir kitap. Biryerlerde kitap için "içinden kan sızan bir kitap" denilmiş ki oldukça yerinde bir tanım olmuş.
Ama nedense kitabın kapağı kendisinden daha ürpertici geldi bana..

(Fotoğrafı nasıl bu hale getirebildim hiç bir fikrim yok ama Cerrah'ın tarzına uygun bir kesik oldu :))

Erkek egemen bir büroda var olma savaşı veren Dedektif Rizzoli, "Aziz" Dedektif  Thomas Moore ve olayların ortasındaki Dr. Cordell..
Oldukça sürükleyici bir hikaye, hayal kırıklığı yaşatmayan bir son.
Son zamanlarda okuduğum en iyi Polisiye/Gerilim kitaplarından birisi..Polisiye sevenlere gözü kapalı önerebilirim.
Elimde dört Tess Gerritsen kitabı daha var:) Çırak'la seriye devam ediyorum, bakalım diğerleri de bu kadar sürükleyici mi?

21 Ocak 2012 Cumartesi

Siparişlerim...

Okuoku siparişim 1 gün içinde ulaştı bana.,
Tess Ablagil  bize de geldi çok mutluyum:)
Aslında ciltli kitap istemiyordum ama son anda ellerinde olmadığı için normal kitap yerine ciltlileri gönderdiler..
Bu arada Tess Gerritsen kitaplarında bir sıralama var mı? Okuyanlardan yardım istiyorum...