Sayfalar

Yedinci Gün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yedinci Gün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ekim 2012 Salı

Yedinci Gün

İhsan Oktay Anar'ın okurlarını sevindiren son kitabı Yedinci Gün...
Ve benim neredeyse 1/4'inde geçen kelimeleri anlamayıp tercüme mantığıyla anlamını tahmin etmek suretiyle okuduğum kitap Yedinci Gün...
Kitabı sesli okuyunca kendimi Bülent Ersoy gibi (sadece konuşması tabii) hissetmemi sağlayan kitap Yedinci Gün...
İlginç karakterleri ve kurgusu ile harika bir kitap Yedinci Gün...
 
(Kapak için o kadar uğraşılmış, çizilmiş..Keşke Dojira'nın da bir resmini çiziverseydiniz araya bir yere, merak ettim valla:))
 
Henüz okumadıysanız spoiler korkunuz olmasın çünkü kitabın büyüsünü bozacak bir alıntı yapılamaz, yapılabilemez :)
İhsan Oktay Anar'ın büyülü anlatımı devam ediyor, bolca eski kelime kullansa da ince mizah anlayışı ile kitap beklenilenin aksine sıkıcı olmaktan çok uzak.
Bol "İhsan"lı kitaba dair tek sıkıntım her ortamda okunabilecek bir kitap olmamasıydı. Gürültüden uzak ortamlarda, düşüncelerden arınmış bir zihin gerektiriyor. Bu nedenle okumaya başladığımda ilerlemekte zorlandım (bir ara Necip Fazıl okuyormuş kadar sıkıldım), baktım olmuyor serviste okumak için başka bir kitap seçtim. Hikayenin örgüsü netleştikçe daha da zevk alarak okudum, yazarın birikimine hayran oldum...
 
"Az önce yedikleri zeytinle peynirin yağının parmaklarından bulaştığı çay bardakları saydamlığını kaybetmiş, bu yağ tabakasına bir de susam taneleri yapışmıştı. Öyle ki, o sırada yerde uzanan köpek, bu bardaklardaki peynir bulaşığını, yağ tabakasını ve susamları bir yalasa üç gün tok kalırdı."
 
"O Mavi Salon'da , ne mücevherlerle murassa, yıldızlarla müzehheb ne de deniz kabuklarıyla müzeyyen cicili bicili, telli pullu, süslü püslü imparatorvari alametler, dazlağın cilalı kafasıyla yarışabiliyordu. Hatta boyları bir ademoğlununkinden daha da yüksek, Beykoz camından dört şamdan, duvarlarda yalap yalap alevlenen altun yaldızlar, kapılarda çıldır çıldır şavkıyan kakmalar, billur aynalarda par par gümüşlenen bezemeler, tavanda bile ışıl ışıl yakamozlanan bezekler, dazlağın perdahlı kafası yanında solda sıfır kalıyordu."
 
Yedinci Günü tavsiye ettiğim kitaplara dahil edip sözü tabiat ananın bir mahsulü olan İdris Amil'e bırakıyorum;
 (şiiri anlayan bana da anlatsın bi zahmet :))
 
Şu
Ezlamuteahkem
Serbaklağancı
Özbelindirikimsi
Beryontumgantırak
Su
... 
 

2 Ekim 2012 Salı

Okuduklarım

Bugünlerde üç kitap arasında dolanıyorum...
Kitap Kulübü'nün kitaplaşma etkinliğinde Kerim'in gönderdiği gelen Watership Tepesi,
Hevesle aldığım ama yabancı olduğum kelimelerin çokluğu nedeniyle her ortamda okuyamadığım Yedinci Gün,
Cep boy olması nedeniyle sepetime attığım ve bu üçlü arasında en çok ilgimi çeken kitap Bir Türk Ailesinin Öyküsü...


Kitap kapakları da benzer renkte :)
Bir gözüm de evdeki yeni kitaplarda..Maymun iştahım tavan yaptı!!

Bu arada hafta sonu eşimle bana birer ceza tebliğ edildi. Eylül, onu babanneye bırakıp akşam gezmesine gittiğimiz için bize ceza yazmış :)



Dönünce elimize tutuşturdu, el mahkum ödeyeceğiz artık..
Bu aralar bu ceza kararını kullanıyorum kitap ayracı olarak ;) Onun elinden çıkmış bir şeyi yanımda taşımak içimi ısıtıyor...