Sayfalar

Doğum Günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğum Günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2016 Cuma

Duru İki Yaşında

Evimizin çokbilmişi, yerinde duramayanı, profesyonel tırmanıcısı, ikna olmayanı, pamuğu, neşesi, Duru'su iki yaşına girdi. Çok şükür...


 
Bu sene artık herşeyin farkındaydı. Birgün öncesinden başladı 'yarın benim doğumgünüm, ben püff diyeceğim, siz iyi ki doğdun diyeceksiniz' diyerek dolaşmaya. Doğum gününde de bir heyecan, bir yerinde duramama, dolabı açıp açıp pastaya bakma, tepeye en tepeye tırmanma hali vardı :)


Eylül'ün doğum günlerinde Antalya'ya gitme geleneğimiz olsa da Duru da şimdilik Ramazan nedeniyle evde kutluyoruz. Komşularımız sağolsun bizi yalnız bırakmıyorlar.



Aklımdaki Duru'nun seveceği bir şekilde pasta siparişi vermekti ama bir gün öncesinden pastane denetimi denk gelince işler değişti, kendimi kollarımı sıvamış pasta yaparken buldum. Ramazanda mideleri yormayalım şöyle meyveli bir pasta yiyelim dedim ( ya da başka bir tabirle bunu yapmayı becerebildim :) ).
Neyse ki Duru da yiyenler de beğendi :)
 
Sıra hediyelere geldiğinde bizim minik kız coşkudan ne yapacağını şaşırmıştı :)

Paketi açıp 'bebeeeekkk' değişi vardı ki hepimizin aklına şu sahneyi getirdi ;

:)))

Sağlıklı nice yılların olsun kuzum, kara möcüğüm....

6 Haziran 2016 Pazartesi

Ramazan Öncesi Son Piknik

Merhaba, bloğa göz kırpmayı özledim.
Yaklaşık üç hafta önce telefonumu kırınca blogdan, instagramdan uzakta devam ediyorum. Piknik fotoğrafları da okuduğum kitaplar da telefonda mahsur kaldı.

Geçtiğimiz hafta sonu Ramazan öncesi son bir piknik sefası yapalım dedik, dağların arasında sakin bir göl kenarına sığındık. Manzarayla dinlenip keşif yürüyüşü ile yorulduk ama huzur dolduk.
















Piknik sezonuna bir aylık ara veriyoruz, sonra kaldığımız yerden devam :)

Bugün Ramazan'ın ilk günü, huzurla ibadetimizi yapabileceğimiz, ihtiyaç sahiplerini unutmadığımız bir ay olur inşallah...

Haa bir de 06.06.2016 itibariyle 'İyi ki doğdum ben ' :)

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Bir Nisan Klasiği; Antalya

Her sene Nisan sonunda Antalya yolu görünüyor bize, Eylül'ün doğumgününü babaannesi-dedesi ve halasıyla birlikte kutluyor, bu bahaneyle baharın en güzel halini kucaklayıp geliyoruz.

 

 
Yolculuk günü aynı zamanda Eylül'ün yaş günü. Sabah kahvaltı öncesi şiş gözlerle mum üfleyip yola koyulduk.
 
 
Herkes yerleştiyse başlıyoruz!!!
Rotamız Isparta üzerinden Antalya; yeşillik ve manzara garanti, tabletten çizgi film, yetişkinler için 90'lar yayınımız mevcut, elmalar müesseseden :)
 
 
 
Her geçişimizde tekrarladığımız 'Neden Eğirdir Gölü bizimkinden daha mavi?' muhabbeti yapıldı :) Onyüzbininci defa manzara fotoğraflandı...
 

 
 
Akşama hızlı bir organizasyon ile doğum gününü kutladık. Duru da dahil üfleme faslı birkaç kez tekrarlandı, Duru'nun mumu avuçlama girişimi yine annesi tarafından son anda engellendi :)
 
 
Sıra gezmeye gelince ilk durak Çakırlar. Hafta sonu kahvaltısı için en çok tercih edilen yerlerden birisi, biz hafta içi sükûnetinde yudumladık çaylarımızı. Tüm salıncaklar da bize kalmıştı tabi :)
 

 





 Duru etrafı seyrederken ayıcığını mavi arabanın üzerinde unutmuş. Allahtan son anda eksikliğini fark ettik de olası bir mızmızlığı önledik.

Bu da meşhur ayıcığımız, bizimle her yeri dolaştı, demli çayını içti :)

 
 
Sonraki günü piknik günü ilan ettik.
Deniz kenarı dört mevsim gibiydi; hırkayla gezenler, tişörtle gezenler, denize girenler...
Biz taşlarla epeyce vakit geçirdik, Eylül ıslanmayı göze alıp suyla oynasa da Duru her zamanki nine haliyle 'üşüdüm, üşüdüm' diye sudan uzakta oynamayı seçti :)
 

 Çizgi film izlemek ciddiyet işidir :)


 Kumla oynarken ciddiyete gerek yok :)

 Ağaca kendin tırmanmış gibi poz vermek de serbest ;)





Dört günlük mini tatil bundan ibaret. Artık devamı deniz sezonunda...

5 Mayıs 2015 Salı

Antalya Nisan 2015

Eylül'ün doğumgünü 28 Nisan bizim için kutlama ve Antalya demek. Geçen sene dışında bu ritüeli devam ettiriyor, baharı Antalya'da karşılıyoruz. Bu seneki bahar gezisine dair bol fotoğraflı yazı geliyor...

 Yollar bizi beklese de iki çocukla molalar kaçınılmaz, Ömer Duruk'ta çay ve salıncak arası :)
Duru'nun salıncaktan inmek istememesi de bir ilk olarak burada dursun...

 Yeni pozu ile Eylül, kameraya bak deyince belini bükmese bir de...

 Antalya'da ilk durağımız değişmez; Karaalioğlu Parkı. Bunda manzaranın güzelliği yanında evin babasının çocukluğunda en sevdiği mekanın burası olması da etkilidir ;)

 Işıklar Caddesindeki kurbağalar da aileden birisi artık, hal hatır sormadan geçmiyoruz.


 Boyalı merdiven boş geçilmez tabi...

 Bu da benim pek beğendiğim 'biberon fırçası' ağacı :) Biz buralarda boşu boşuna para verip alıyormuşuz ;)

 Ve devamında renkli köşeleriyle Kaleiçi, poz vermekten sıkılan bebelerle yola devam...

 Kesik Minare

 Vee büyük gün gelmiş, kutlamalar başlasın...Ufak tefek süslemelerle Eylül sevindirmece, Duru'nun şaşkınlığını izlemece :)



 Duru artık 'biz nereye, bebek oraya' kıvamına gelmiş, gezinin demirbaşı oldu bile :)
Sıradaki durak Antalya Aquarium, bol çocuk cıvıltısı eşliğinde...




 Bu bebe bizden değil, ablasının ışığına kapıldı sadece :)


 Vee artık masada ben de varım diyen Duru.

 Hazır doğa suya doymuşken gidilebilecek en uygun yerlerden birisi şelale, Düden Şelalesi


 Kayınpederimin söylediğine göre son otuz yılın en yüksek debilerinden birisi varmış bu yıl...



 Vee kardeş kavgasının startını veren oyuncak; uçan balon :) İkincisi alınarak uzlaşmaya kestirmeden gidildi (Eylül bize çaktırmadan dedesine ikinci balonu sipariş etmiş)
 
 Dedenin bahçesi de vazgeçilmez duraklardan, 1 mayısta azıcık 'emek ' harcayalım istedik, dut topladık (ben sadede yedim:) ), yağmura yakalanınca yanımızda da kahve malzemesi olunca keyif form değiştirdi :)


 İki çocuğun nimetlerinden ...

 Konyaaltı'nda taşları da uzun uzun incelediğimize göre artık eve dönme zamanı...

 Bu da 'yolda çok sakindir benim bebelerim' fotoğrafı ama sadece instagram pozu olacak kadar sürebildi. Antalya-Manavgat arası 'işgüzarca' tek şeride düşürülünce ve 1 saatlik yol 3 saat sürünce arka koltukta ufak çaplı krizler yaşandı. Sahil şeridinden ayrılıp 'yakıt' depolandıktan sonra bebeler uykuya, anne kitap ve manzaraya dalabildi :)



 Eve gelince bebek-oyuncak kavuşması yaşandı :)

 Okulda yapılan kutlamayla da doğum günü şenlikleri bitti. Devamı Haziranda ;)