Sayfalar

Yürüyüş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yürüyüş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2016 Pazartesi

Rüzgarlı Piknik

Önceden planladığımız pikniklerden birisiydi, bu yaylaya her sene bir kaç kez gidiyoruz. Yaylayı sahiplendik, benimsedik, ağaçları şekillerinden tanır olduk :)
 
Araçlardan indiğimizde kuvvetli lodos vardı. Ağaçların çıkardığı sese kulak verince insan ürperiyor, sanki okyanus kenarındayız gibi, dev bir dalga geliyor gibi...
Biraz daha korunaklı bir alan seçtik, arabaları rüzgarı kesecek şekilde yerleştirdik, çocukları üçer beşer kat giydirdik ve pikniğimizi pek de güzel yaptık. Pehh rüzgar da neymiş :)
 


Piknik programı; kahvaltı-yürüyüş ve tırmanış-dinlenme-yemek-yürüyüş-çay...
Tabi bolca çene-gırgır-kahkaha. Orman hayvanlarının kafalarını ağrıtacak kadar konuştuk, güldük sanırım :)




 Mevsim itibariyle yeşilliğin, çayırların ve çiçeklerin en bol olduğu dönem. Biraz serin oluyor ama giyinip hareket halinde olunca çok rahatsız etmiyor. Ufaklıkları da hamakta uyutup büyük araca yatırınca annelerin keyfi tamam oluyor :)




 Normalde bu su yatağından ilkbaharda yürünmez ama bu sene yağış az olduğu için su miktarı epeyce azalmıştı.




 Bunlar minik gezginler. Anneanne/Babannesi ile kısa geziler yaptılar, çiçek topladılar, hamağa bindiler...




 Yürüyüşün başında buradan tırmandık. Sonlara doğru epeyce yoruldum ama sporu da aradan çıkarmış oldum :)



Akşam ağaçlar alanı gölgelediği için hava erken serinliyor...
Bu yaylada temmuz-ağustos aylarında kamp yapma hayallerimiz devam etmekte...
 
Bir sonraki  piknik bakalım nerede olacak...

4 Nisan 2016 Pazartesi

Yılın İlk Pikniği

Ve sezon açılışını yaptık :)
Bu pikniğin az eşyalı çok hareketli olmasını planladık. İki aile komşu ilçe Derbent'te buluşup başladık geziye...
 Kıştan çıkıp da kar görmeye çalışmak kulağa garip gelse de biz ilk durak olarak yukarıları seçtik. Hem manzarayı hem de kayak pisti yapılacak olan alanı görmek istedik.


 Ben Duru'yu üşümeyecek kadar giydirinceye kadar ekip kartopuna başlamıştı bile :)


Ve manzara harikaydı...

 Sonra daha sıcak memleketlere göç ettik :)

 Biraz dinlendikten sonra kısa bir keşif turu yaptık.



 Göletin etrafında bir tur, ardından dağ tepe tırmanışları , su kenarında çamur oynamaca, ayakkabılarla suya dalmaca, üstüne de sucuk-ekmek hepimize iyi geldi :)

 Eylül de kuzeniyle bolca keşif yaptı...Bıkmadan suya taş atıp hamak keyfi/kavgası yaptılar :)


 Akşam sporunu aradan çıkarmak için bol bol yürüdüm. Eve döndüğümüzde eşekten düşmüş gibiydim; açık havada yürümek/tırmanmak bantta yürümeye benzemiyormuş :)

Şu bahar güzel şey :)

23 Mart 2016 Çarşamba

Bahar Gezisi

Önceki haftadan kalma bir gezi yazısı.
Buralarda hava serin olsa da Antalya sınırını geçince bahar tüm güzelliği ile karşınıza çıkıyor. Çoğunluğu yolculuk halinde geçen, ara ara yürüyüş yaptığımız, minik bir piknikle birlikte bizim için sevimli bir gezi oldu.


 En çok bu mekanın ismini sevdik; Tarzanın Lokantası :)



 Yol üzerinde pek çok balık lokantası var ama hiçbirisi sezonu açmamış. Balık hayaliyle yola çıkıp balık kraker yiyip döndük :)

 Fotoğrafta çok belli olmuyor ama uzakta sıralanan (muhtemelen) kayısı, badem ve erik ağaçları aşağı inmiş bulut gibi görünüyorlardı. Yakından da patlamış mısır gibi...




 Büyük keçi :) Durduğumuz yerlerde tırmanacak bir kaya buldu...






 Kızlar yürüyüş kısmını çok sevdi ama dönüş yolu uzun olduğu için çok vakit ayıramadık. Önümüzdeki günlerde buralarda mantar sezonu açılır ve komşularla geleneksel göbek mantarı arama gezisine çıkarız...
Bugünlerde umut veren tek şey dışarıdaki bahar ...