Sayfalar

4 Nisan 2012 Çarşamba

Nisan

 Baharın ikinci ayında da olsa uzun zamandır beklediğimiz sıcaklıklara erişebildik. Tabi bu İç Anadolu standartlarında bir bahar, yani öyle çiçek-böceğe karışmadık henüz, sadece termometreler (-)'yi göstermiyor o kadar :)
Nisan ayına hızlı bir giriş yaptık, haftasonu ısınan havanın kısmen de olsa tadını çıkardık ama yeni hafta zor ilerliyor..İleri saat uygulamasına nispeten alışan bünyem konu işe gelmek olunca yine de nazlanıyor. İşyerinde de evrak işleri ile oyalanıyor, dışarı görevinden kaçınıyor, okuduğum kitabı masamda- çantamda süründürüyorum.
Nisana hareket katan tek şey komşum ile başladığımız yürüyüş oldu. Ağaçlık alanlarda köpekle karşılaşma riski, göl kenarında sert rüzgar nedeniyle sabit bir rota çizemesek de azimle yürüyoruz :)Amacımız katılımcı sayısını arttırmak suretiyle köpeklere kafa tutmak..

Haftasonu bağ bahçe gezerken yol kenarında ot toplayan kadınlara imrendim, arabadan bir meyve bıçağı kapıp kendi çapımda yemlik toplamaya çalıştım (yemlik diğer illerde de toplanır mı bilmiyorum ama, Konya'nın vazgeçilmezlerinden. Yanında yufka ile tabii). Netice fiyasko oldu, çünkü nereye bakacağım, nasıl arayacağım hiç bilmiyormuşum meğer. Bir tane bile bulamadım yahu!! 10-15 gün sonra bir bilenle gitmeye karar verdim :)


Uğruna yollar aşındırılan yemlik :))




 Aşınan yollar:)


Ağacın etrafında Eylül ile bilimum Türk Filmi pozları verildi..

Göl rüzgarlı havalarda hiç çekici değil, bulanıp çamurlu gibi bir renk alıyor. O yüzden hiç pas vermedik kendisine...


Ve sürünen kitaplarım. Sahaftan aldığım V.C. Andrews kitabı ağır gidiyor, Ateş Yolu'na da başladım ama çok iç açıcı gelmedi, beklemede. (Bu hafta pek kitap okumak gelmiyor içimden, her bir kitap için envai çeşit bahane bulabiliyorum)


4 yorum:

lila dedi ki...

Merhaba. Yazılarını zevkle okudum. Çok akıcı ve keyifli bir blok. Ziyaretin ve yorumun için çok teşekkür ederim. Takipteyim. Sevgiler.
Aslen bir Egeli olmama rağmen birçok otu doğada tanıyamam. Hatta geçenlerde bahçeden anneme binbir meşakkatle topladığım otların aslında yenmediğini öğrenince hepsi boşa gitti.

BeyazKitaplık dedi ki...

aaa geçenlerde bizde bir parkta gezerken bir teyze bıçakla aynı bu ot tarzında bişiler topluyordu naylon poşete. dediğiniz üzere yemlikmiş demek :) peki ne işe yarıyor bu? biraz daha açıklama verseniz? en azından bilgimiz olsun :)

flzpink dedi ki...

Lila; hoşgeldiniz...
Birçok ot var toplanıp yenilen, büyük bir kısmını ben de bilmiyorum ama Ege'nin otları pek bir meşhurdur onu biliyorum:)
Hoşçakalın..

flzpink dedi ki...

BeyazKitaplık, belki de yemliktir teyzelerin topladığı. Gerçi bizim buradaki belli yaş üzeri teyzelerin toplayıp yemediği ot yok gibi:)Şekerdi kolesteroldü derken kendilerini ota çöpe veriyorlar :))
Yemlik; tere, maydanoz gibi bir ot ama çok keskin bir tadı yok, başka otlarla birlikte değil tek başına, çiğ olarak yenir genelde. Bahsetiğim gibi makbul olanı yufka ekmekle yemektir..İnternette bir kaç faydasından bahsediliyor ama o kısmını garantileyemem tabii.
Yemliğe aşina olmayanlar (eşim, yengem gibi) bizim gibi iştahla yemiyor bu arada, alışkanlık meselesi galiba:)
Bir gün denk gelir, tadarsınız umarım..
Hoşçakalın..