İzin öncesi aldığım kitapları iade ettim, aklımda yeni kitap almak yoktu. Zaten tatilde fırsatım olmaz, sadece yolda okumak için bir kitap ayarlasam yeter diyordum..
Ama kütüphaneden yine dört kitapla çıktım!! Fikrimi değiştiren kütüphane görevlisi oldu. Genelde ifadesiz bir yüzle işini yapan kadın gayet sempatik bir şekilde "kitap almayacak mısınız?" diye sordu. Sanki birisinden bu işareti bekliyormuşum gibi hevesle seçtim kitaplarımı :)
Tabii kitap konusundaki aç gözlülüğüm de devreye girdi ve hepsini bitiremeyeceğimi bile bile dört kitap seçtim..Nedense elimde tek bir kitapla çıkınca kendimi çok mutlu hissedemiyorum, illa elim kolum dolu olacak...
Olsun, bitiremediklerimin süresini uzatırım artık...
Seçtiğim kitaplara gelince;
Vedat Türkali kitaplarını severim. Bir de (bu kitapta farkılı bir resim olsa da) arka kapaklarda yer alan gülümseyen fotoğrafına bakmayı..Yine 70'lerin siyasi öyküsü anlatılmış. Bir Gün Tek Başına'ya benzetilmiş. Bakalım göreceğiz...
Ne alsam diye bakınırken tesadüfen seçtim bu kitabı. N.Gökbudak ismine çok denk gelmekle birlikte hiç okumamıştım. Lise yıllarımda okuduğum Atçalı Kel Memet Efe'yı hatırlattığı için seçtim :)
Ve kütüphaneye önceki gidişimde gözüme takılan ve sonrasında her yerde karşıma çıkan Jodi Picoult..Tanışabildim kendisiyle, yazısı geliyor...
Nar da kapağını ilginç bulup aldığım bir kitap (kitabı evde bırakmıştım, toplu fotoğrafta yok).Resimler arasında bolca Zeki Müren var, okurken fon müziği olarak seçmeli :)
Bu aralar okunmayı bekleyen kitaplarım çoğaldı, mesai arkadaşımla aramızadaki masayı doldurduk :) Bol kitaplı günler herkese...
















































