Sayfalar

9 Ağustos 2011 Salı

127 Saat, Çınar Ağacı

Son iki gündür öğle aralarında uykuya yenik düşmemek için film izliyorum. Böylece eşimin uzun zamandır film izleyemediğimiz için biriken arşivini de eritiyorum:)


127 Saati ilk duyduğumda da konusu ilginç gelmişti. Bir dağcının kanyonda bir yarığa düşmesi ve kolunun bir kayanın altında kalması ve kurtuluş süreci. Tabi yaşanmış bir olay olduğunu bilmek filmin etkileyiciliğini arttırıyor.
 Aksiyonu bol bir film olmamakla beraber ben sıkılmadan ve hatta beğenerek izledim.Ama adamımız Aron Ralston'un kolunu kestiği kısmı ileriye sardım itiraf ediyorum.
Bu arada ben James Franco'yu Jim Carrey'ye benzettim  eşim de Marc Anthony'ye ...:)


Bugün de İncir reçeli'ni izlemek için hard diski açtım  ama ani bir kararla oturup Çınar Ağacı izledim:) Öncesinde hiçbir fikrim yoktu ama oyuncuları görünce izlemeye karar verdim. Aslında oyuncu kadrosu güzel;  Nejat İşler, Settar Tanrıöğren, Hüseyin Avni Danyal, Ragıp Savaş, Suzan Aksoy gibi sevdiğim oyuncular ayrıca Nurgül Yeşilçay ve Jülide Kural gibi popüler isimler. Filmin kahramanı büyükanne de Celile Toyon.
Hikaye biraz klasik; yaşlanınca mecburen sırası ile çocuklarının yanında kalan, tek sırdaşı küçük torunu olan, kalabalık içinde yanlız büyükanne. Hayat telaşından, eş baskısından anne kıymetini bilmeyen çocuklar...

İsmini bilmiyorum ama küçük torun pek bir şirindi:) Ama garibim o yasak bu yasak saksıda büyür gibiydi, annenin tüm stresi çocuğa yansıyordu. Acaba ben nasıl bir çalışan anneyim diye kendimi sorgulamadım değil..
Çınar Ağacı sinemaya gitmeye hiç değmeyecek, evde boş bir öğleden sonrayı demli bir çay eşliğinde doldurabilecek bir film...
(Akşam olsa da çay içsek:))

2 yorum:

Đëjάώυ dedi ki...

127 saat i merak ediyorum yaa

flzpink dedi ki...

Tavsiye ederim, çok hareketli değil ama oldukça etkili...